Gazetesi

“Türkiye’nin artık kararlılığı, imkânları ve cesaretinin test edilecek bir ülke olmadığını herkesin görmesini istiyoruz” 0 88853

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Millî Park alanında düzenlenen Malazgirt Zaferi’nin 949. Yıl Dönümü Kutlama Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.

“GELECEĞE BIRAKTIĞIMIZ HER ESERİ, BU TOPRAKLARA VURDUĞUMUZ KUTLU BİRER MÜHÜR OLARAK GÖRÜYORUZ”

Konuşmasının başında, “Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, hem Malazgirt Zaferi’ne hem Türkiye Cumhuriyeti’ne hem de gençlerimize emanet edeceğimiz bir eser olarak ortaya çıktı” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Bugün de Malazgirt Millî Parklar miting alanında sizlerle birlikteyiz. Bu bölgeyi de zaferin anlamına ve önemine yakışır bir yer hâline dönüştürdük” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geleceğe bıraktığımız her eseri, bu topraklara vurduğumuz kutlu birer mühür olarak görüyoruz. Hep söylediğim gibi bizim siyasetimiz, eser siyasetidir, hizmet siyasetidir” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tüm hayatlarını istismarla, riyakârlıkla, yalanla geçirmiş olanlar, eser ve hizmet siyasetinin manasını elbette bilemez. Milletin sevinciyle sevinmeyi, üzüntüsüyle üzülmeyi dahi beceremeyenlerin, gönüllerinin bağlı olduğu mecralar açıkça ortadadır. Bu coğrafya, hem bizim hem insanlık için kutlu bir coğrafyadır. Ecdadımız bu toprakları bize, gece gündüz mücadele ederek, gerektiğinde kanını ve canını feda ederek vatan olarak bırakmıştır. Biz de ecdadımızın izinden gidiyoruz.”

“ECDADIMIZ, TARİHİN HİÇBİR DEVRİNDE EMPERYALİST BİR ZİHNİYETLE HAREKET ETMEMİŞTİR”

Türk ve dünya tarihinin dönüm noktalarından birini teşkil eden Malazgirt Zaferi’nin ardından şehir şehir, köy köy Anadolu’nun fethinin gerçekleştiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Malazgirt Ovası’ndan başlayıp Ege ve Marmara kıyılarına kadar ilerleyen ecdadımız, fethettikleri bu toprakları vatan edindi. Çünkü bizim medeniyetimizde fethetmek işgal etmek, yağmalamak değildir. Fethetmek, Allah’ın emrettiği adaleti o beldede hâkim kılmaktır. Eğer ele geçirdiğiniz bir yerde adaleti tesis edemediyseniz, zulme engel olamadıysanız orayı fethettik diyemezsiniz. Her zaman söylediğimiz gibi, asıl olan gönüllerin fethedilmesidir. Milletimiz, fethettiği beldelerde evvela zulmü ortadan kaldırmıştır, adaleti tesis etmiştir. Bunun için bizim medeniyetimiz bir fetih medeniyetidir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rumlar dışındaki bütün milletlere, bilhassa Ermenilere ve Süryanilere karşı acımasız bir inkâr ve asimilasyon politikası uygulayan Bizans’ın zulmü, bu fetihle sona ermiştir. Ecdadımız, tarihin hiçbir devrinde emperyalist bir zihniyetle hareket etmemiştir. Fethettiği nice beldeleri devrin en modern imkânlarıyla imar etmiş ve idaresi altındaki insanlara dinlerini, dillerini, kültürlerini yaşatma imkânı tanımıştır. Tarih, fethettiğimiz bütün beldelerde güveni, huzuru, hoşgörüyü ve refahı hâkim kılmak için milletçe verdiğimiz büyük mücadelelerin şahididir. Bugün dahi birçok şehrimizde bir arada görebileceğimiz farklı medeniyet sembolleri, bizim farklılıklarımızı zenginlik olarak gören kadim anlayışımızın birer tezahürüdür. Biz de ecdadımızın izinden giderek, ülkemizi ve ayak bastığımız her yeri imar ederek, adaleti tesis ederek, hakkı ve hukuku hâkim kılarak, gelecek nesillere emanet etmenin gayreti içindeyiz” açıklamasında bulundu.

“BU TOPRAKLARDA BİN YILDIR KARŞILAŞTIĞIMIZ BÜTÜN BADİRELERDEN MALAZGİRT RUHUYLA KURTULDUK”

“Bir asır önce Anadolu’yu perişan bir şekilde terk etmek zorunda kalanların, şimdi Ege’de sahte kabadayılık peşinde koşması, mezarlıkta ıslık çalma psikolojisinin tezahüründen başka bir şey değildir” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Korkunun ecele faydası yoktur. Türkiye, Akdeniz’de de, Ege’de, Karadeniz’de de hakkı olanı alacaktır. Biz nasıl kimsenin toprağına, egemenliğine, çıkarına göz dikmiyorsak kendimize ait olanlardan da asla taviz vermeyeceğiz. Bunun için siyasi, ekonomik, askerî bakımdan ne gerekiyorsa yapmakta kararlıyız. Muhataplarımızı kendilerine çeki düzen vermeye, mahvolmalarına yol açacak yanlışlardan uzak durmaya davet ediyoruz. Türkiye’nin artık sabrı sınanacak, kararlılığı, imkânları ve cesaretinin test edilecek bir ülke olmadığını herkesin görmesini istiyoruz. Yaparız diyorsak yaparız ve bedelini de öderiz. Varsa bedel ödeme pahasına karşımıza çıkmak isteyen, buyursun gelsin. Yoksa çekilsinler önümüzden, biz kendi işimize bakalım.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu topraklarda bin yıldır karşılaştığımız bütün badirelerden Malazgirt ruhuyla kurtulduk. Kosova’da da, Niğbolu’da da, Haçova’da da aynı ruhla mücadele ettik. Çanakkale’yi geçilmez yapan da bu ruhtu. İstiklal Harbi’nde yedi düvele karşı bu ruhla galip geldik.15 Temmuz destanını da işte bu ruhla yazdık. Bugün de farklı cephelerde azim ve kararlılıkla yürüttüğümüz mücadeleleri aynı ruha borçluyuz. Nasıl dün Türkistan’dan Anadolu’ya akan sadece fetih ordusu değil, adalet ve muhabbet kervanıysa, bugün de gittiğimiz her yere bu erdemleri taşıyoruz. Bin yıldır Anadolu’daki her kesimden insanımızın kalplerinde kurulan o güçlü köprü, sonsuza kadar ayakta kalacaktır” dedi.

“Atalarımızın Anadolu’ya ektiği sevgi, muhabbet, kardeşlik ve dayanışma ruhu öylesine kök saldı, öylesine büyüdü ki; bin yıldır bu hukuku bozmaya çalışanların hiçbirisi emeline ulaşamadı” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ne yaparlarsa yapsınlar, hangi çirkin kumpasa yönelirlerse yönelsinler, her defasında milyonları karşılarında tek yürek olarak buldular. Çünkü biz bu toprakların emanetçisi değil, asıl sahibiyiz. Bu toprakların altında da biz varız, üstünde de biz varız” değerlendirmesinde bulundu.

“KEŞFETTİĞİMİZ DOĞAL GAZ REZERVİ, MİLLETİMİZE UZUN ZAMANDIR İHTİYACI OLAN MORALİ SAĞLAMIŞTIR”

Bin yıldır bu topraklarda kök salan kardeşlik, muhabbet ve dayanışma hukukunun, tüm kışkırtmalara ve karanlık oyunlara rağmen sökülemediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’ye yönelik ameliyat yapma hevesleri kursaklarında kalanlar, aradıkları fırsatı bulamayacaklardır. Siyasette, ekonomide, askerî alanda elde ettiğimiz her yeni başarı, geleceğimize daha güvenle bakabilmemizi sağlıyor. Karadeniz’de keşfettiğimiz doğal gaz rezervi, milletimize uzun zamandır ihtiyacı olan morali ve kaynağı sağlamıştır. Bu doğal kaynaktan elde edilecek her gelir, 83 milyon vatandaşımızın her birinin hayat kalitesinin yükseltilmesinde, ülkemizin hedeflerine daha hızlı ulaşmasında kullanılacaktır. İnşallah yeni müjdelerle, bu başarıyı çok daha ilerilere de taşıyacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Malazgirt’te başlayan büyük yürüyüşümüzün bu önemli durağı, ufkumuzu derinleştirmiş, umudumuzu güçlendirmiş, azmimizi bilemiştir. Rabbimizin önümüze açtığı bu hayırlı yolun bereketiyle, artık geleceğimize daha güvenle bakıyoruz. Bu duygularla bir kez daha Malazgirt Zaferi’nin 949. yıl dönümünü tebrik ediyorum. Sultan Alparslan’ı ve ordusunda bulunan askerlerinin her birini rahmetle yâd ediyorum. Bin yıldır bu toprakları vatanımız kılmak için canlarını ortaya koyan tüm şehitlerimize, gazilerimize, kahramanlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Okçular Vakfımızı, Malazgirt ruhuna sahip çıktıkları için tebrik ediyorum. Meclis Başkanımız Sayın Mustafa Şentop ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye teşekkür ediyorum.”

ÖNCEKİ HABERSONRAKİ HABER

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin hedeflerine ulaşmak için üreten, somut neticelere ulaşan başarılı gençlere ve insanlara ihtiyacı bulunuyor” 0 88858

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST 2020’de yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin, hedeflerine ulaşmak için tasarlayan, üreten, geliştiren, somut neticelere ulaşan başarılı gençlere, başarılı insanlara ihtiyacı bulunuyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının öncülüğünde Gaziantep Ortadoğu Fuar Merkezi’nde düzenlenen, TEKNOFEST 2020’ye katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Havacılık Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’in Gaziantep’e, Türkiye’ye ve özellikle gençlere hayırlı olmasını dileyerek, etkinliği düzenleyen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfına teşekkür etti.

“ÜRETMEK İSTEYEN HERKESE ARADIĞI FIRSATI SUNDUK”

TEKNOFEST’e ev sahipliği yapmak için neredeyse her ilden talep geldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun üzerine TEKNOFEST’in tek rakamlı yıllarda İstanbul’da, çift rakamlı yıllarda ise diğer şehirlerimizden birinde yapılmasına karar verildi” açıklamasında bulundu.

Tüm alanlarda dereceye giren takımları ve yarışmacıları tebrik ederek azim ve başarılarının devamını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın sebebiyle bu festival alışık olduğumuz büyük kalabalıklar yerine daha sınırlı gruplarla gerçekleştirildi. Ancak bu durum TEKNOFEST heyecanının ülkemizi ve gençlerimizi sarmasına engel teşkil etmedi. Şu karşımdaki kalabalık, bu manzara sizlerin azmini ve kararlılığı hiçbir virüsün, hiçbir engelin, hiçbir tehdidin durduramayacağını gösteriyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl TEKNOFEST’e 81 ilin yanı sıra 84 ülkeden 20 binin üzerinde takım ve 100 bin yarışmacı başvurusu olduğunu bildirerek şöyle devam etti: “Festivalin paydaş sayısının 14’ten 63’e yükselmesi bu heyecanın çocuklarımız ve gençlerimizle birlikte ülkemizdeki her kesimi sardığının ispatıdır. Gençlerimize duyulan güvenin ifadesi olan bu tablo, bize özgün fikirler geliştiren, çalışan, üreten, azmeden herkesin ihtiyacı olan mecrayı bulabileceğini söylüyor. Esasen bu Türkiye’nin son 18 yıldaki hikâyesinin de bir özetidir. Uzun bir ihmal edilmişlik döneminin ardından batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine ülkemizin her köşesini kalkındırırken, aynı zamanda üretmek ve kazanmak isteyen herkese aradığı fırsatı sunduk. Türkiye’nin altyapı, insan gücü, üretim ve ihracat seviyesinin geldiği yer bu fırsatın en güzel şekilde değerlendirildiğinin işaretidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Edirne’de Lagari Hasan Çelebi’nin izinden gidip roket bilimine merak saran gencimizin kendini ifade edip kabiliyetini ortaya koyabileceği yer işte burasıdır. Şırnak’ta Cezeri’nin birikimini yaşatma hayali kuran evladımızın robotik alanındaki becerilerini gösterebileceği yer işte burasıdır. Trabzon’da Hezarfen Ahmed Çelebi’nin gayretiyle havacılığa yönelen çocuğumuzun tutkusunu gerçeğe dönüştürebileceği yer işte burasıdır. Sahip olduğumuz medeniyet miraslarını teknoloji boyutunda yeniden ayağa kaldırmak isteyen herkese aradığı fırsatı sağlayan yer işte burasıdır” diye ekledi.

“HER ALANDA ÇIĞIR AÇACAK YENİLİKLER BURADA TOHUMLANACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’deki yarışmada başarılı olup, yaptıkları uydu Aralık ayında uzaya fırlatılacak olan Grizu Takımı’nın T-3 Vakfının desteklediği takımlardan biri olduğuna işaret ederek, insansız sualtı sistemleri yarışmasında ipi göğüsleyen TEKNOFEST ekibinin de şimdi uluslararası alanda rekabet edecek özgün sistemler geliştirdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki defa roket takımı birinciliği kazanan gençlerimiz bu başarılarını girişime dönüştürmeye hazırlanıyor. Yapay zekâ girişimi kurarak dünya çapında başarılar için kolları sıvayan gençlerimiz TEKNOFEST’in lise seviyesi birincileriydi. Bu yılki yarışmacılarımızdan da önümüzdeki dönemde benzer başarılara imza atacaklar elbette çıkacaktır. Evet, yapay zekâdan siber güvenliğe kadar her alanda çığır açacak yenilikler işte burada tohumlanacak, filiz bulacak, kök ve boy salacaktır” dedi.

“TEKNOLOJİNİN EN BÜYÜK SERMAYESİ ÜRETKEN ZİHİNLERDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekâ, blok zincir, siber güvenlik, nesnelerin interneti gibi yeni gelişen alanlar başta olmak üzere, teknolojinin her boyutunda benzer başarıların kazanılmaması için hiçbir sebep bulunmadığının altını çizerek, “Teknolojinin en büyük sermayesi üretken zihinlerdir, diğer her şey bunun ardından gelir” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin insansız hava araçları alanında dünyanın sayılı ülkeleri arasına girdiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, benzer bir başarıyı otomobilde ve uçan arabalarda da yakalanacağına inandığını söyledi.

“TEKNOLOJİNİN HIZINA YETİŞMEK ARTIK BİR TERCİH DEĞİL, MECBURİYET HÂLİNİ ALMIŞTIR”

“Biz Türkiye’yi 2023 hedefleriyle buluşturmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Gençlerimiz de inşallah 2053 ve 2071 vizyonlarıyla bu tohumları ulu çınarlara dönüştüreceklerdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Sizlerin potansiyelini, azim ve kararlılığını ülkemizin en büyük avantajı olarak görüyoruz. Dene-yap atölyelerinden TEKNOFEST’e, bütün bunlara kadar tüm platformları da bu potansiyeli desteklemek amacıyla oluşturuyoruz. Bu karşılık ülkemizde bazılarının hâlâ millî teknoloji hamlemizi küçümsediklerini, hatta ellerinden gelse yok etmeye niyetli olduklarını teessürle takip ediyoruz. Hâlbuki dünya büyük bir dijital devrim sürecinden geçiyor, teknolojinin hızına yetişmek artık bir tercih değil, mecburiyet hâlini almıştır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önemlisi, yaşadıklarımız bize bu değişimi yerli ve millî imkânlarla gerçekleştirmemizin de şart olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin teknolojiyi tasarlayan, geliştiren, üreten bir ülke olması gerektiği konusundaki ısrarımızın ve gayretlerimizin gerisinde bu hakikat ve tecrübe var. Cumhurbaşkanlığımızın bünyesinde faaliyet geçirdiğimiz Dijital Dönüşüm Ofisi başta olmak üzere pek çok yapıyı bu amaçla kurduk veya dönüştürdük. Teknoloji devrimini gençlerimizle birlikte yürütme çabamız ise bu değişimi uzun soluklu kılma ve enerjik bir şekilde hayata geçirme anlayışımızın, evet, bir kaynağıdır, buradan kaynaklanıyor. Sizler hayallerinizde ısrarcı olursanız, geleceğin teknolojilerinin Türk malı damgasıyla tasarlanıp üretileceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“BİZİM MEDENİYETİMİZ İLİM MEDENİYETİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar hep gençlere güvendiklerini ifade ederek, “Sevgili gençler; bizim medeniyetimiz insan medeniyetidir, ilim medeniyetidir, irfan medeniyetidir, hikmet medeniyetidir, bu kavramların ifade ettiği ruhtan koptuğumuz dönemlerde teknoloji çıktıları başta olmak üzere her alanda geriledik. Dikkatinizi çekmiştir, sık sık maziden atiye köprü kurmak ifadesini kullanıyorum. Bu, öylesine söylenen bir belagat cümlesi değildir. Geçmişini bilmeyen bugün nerede durduğunu ve gelecekte nereye yönelmesi gerektiğini de bilemez” değerlendirmesinde bulundu.

“Bilim araştırmadır, araştırma kavramının da tam tercümesi yeniden keşfetmedir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gerçeğin araştırmanın ve gelişmenin sınırı bulunmadığını ifade ettiğini, teknolojiye gönül veren gençlerin de bu mümbit ve geniş alanın neresinden ilerlerse ilerlesinler önleri ve ufuklarının açık olduğunu söyledi.

Teknolojinin genişleyen, çeşitlenen, alt dallara ve onların bölümlere ayrıldığı devasa bir dünya olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayınız, bu dünyada herkese yer var, yeter ki hayal edin, hayalinizi gerçekleştirmek için harekete geçin, çok çalışın ve azminizi asla kaybetmeyin” dedi.

Azmin, emeğin sonunun mutlaka başarıya, zafere çıkacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayat denen içi fırsatlarla dolu, ama zemini de taşlı, dikenli, çamurlu, inişli-çıkışlı yolda küçük engellere takılıp kalırsanız hem kendinize yazı ketmiş hem bu ülkeye ve millete haksızlık yapmış olursunuz” uyarısında bulundu.

“TEKNOFEST GİBİ PLATFORMLARLA SİZİN YANINIZDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’nin, hedeflerine ulaşmak için tasarlayan, üreten, geliştiren, somut neticelere ulaşan başarılı gençlere, başarılı insanlara ihtiyacı bulunuyor. Bin yıldır bu toprakları vatanımız kılmak uğrunda canlarını ortaya koyan ecdadımız onca fedakârlığı sizin bugün ve gelecekte göstereceğiniz başarılar için yapmıştır. Her birinizden bu anlayışla eğitiminize, çalışmalarınıza, geleceğinize dört elle sarılmanızı istiyorum. Stantları gezerken ilköğretimdeki yavrularımızı gördüm, birikimlerini gördüm, üniversiteli gençlerimizi gördüm ve ürettikleri hamdolsun füzeleri gördüm ve şu anda menzillerin ötesine, menzillerin menziline ulaşacaklarına inanıyorum, Rabbim yardımcıları olsun. Bütün mesele azmetmek. Bizim gençliğimiz bunları yapar mı? evelallah bizim gençliğimiz bunları yapar ve yapacaktır. Biz kurduğumuz güçlü altyapıyla, verdiğimiz desteklerle, sağladığımız fırsatlarla, TEKNOFEST gibi platformlarla sizin yanınızda olmaya devam edeceğiz. Hiç şüphesiz her şeyin ideal olduğunu da söyleyebilecek durumda da değiliz, ama sizlere destek olmakta kararlıyız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST yarışmalarında dereceye giren gençleri tebrik ettiğini yineleyerek TEKNOFEST’in kurulmasında, bugünlere gelmesinde, icrasında emeği geçen, katkısı olanlara tekrar teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, canlı bağlantıyla 30 ilde dene-yap teknoloji atölyesi açılışı yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bağlantı yapılan illerden Hakkâri ve Edirne’de valilerle görüşerek bilgi aldı. Gençlere başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah aydınlık geleceğimizin adımı olsun” diyerek beraberindekilerle kurdeleyi kesti ve açılışı yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra festival kapsamında düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerini verdi. Öğrenciler de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “TEKNOFEST 2020” yazılı kilim hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması öncesinde de festivale katılan bazı öğrencilerle stantların bulunduğu alanı gezdi. Öğrencilerden stantlar ve çalışmalara ilişkin bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST yarışmalarında dereceye giren öğrencilerin projelerini inceledi.

Öğrencilerin Türk bayrağı hediye ettiği Cumhurbaşkanı Erdoğan, aralarında “Mavi Vatan” ismi verilen bir projenin de bulunduğu roketleri imzaladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, rahatsızlığı nedeniyle festivale katılamayan bir öğrenciyle de görüntülü konuşarak geçmiş olsun dileklerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Hayata geçirdiğimiz reformlarla demokrasimizin üzerindeki tüm vesayet izlerini ortadan kaldırdık” 0 88861

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOBB ETÜ Hukuk Fakültesi Mezuniyet Töreni’nde yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin istiklal ve istikbal mücadelesini her alanda ileriye taşımanın gayreti içindeyiz. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi başta olmak üzere hayata geçirdiğimiz reformlarla demokrasimizin üzerindeki tüm vesayet izlerini ortadan kaldırdık, yasaklara son verdik, özgürlük alanlarını genişlettik, güvenliği ve adaleti tahkim ettik” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi (ETÜ) Hukuk Fakültesi Mezuniyet Töreni’ne katıldı.

Mezuniyet sevinci yaşayan tüm öğrencileri tebrik ederek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitenin kuruluşundan bu yana geçen 16 yıllık süre zarfında Türkiye’nin güzide eğitim-öğretim kurumlarından biri hâline dönüştüğünü söyledi.

“Buradaki her bir kardeşimin iyi yetişmiş bir hâkim, savcı veya avukat olarak ülkemizin gelişmesine, adalet sistemimizin güçlenmesine hizmet edeceğine inanıyorum” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Şüphesiz akademik başarı kadar ahlaki ve insani değerleri özümsemek, bu değerleri içselleştirmek de önemlidir. Bilhassa hukuk fakültesi mezunlarımızın iyi bir hukuk bilgisi yanında vicdanı merkeze alan bir anlayışla mesleklerini icra etmeleri gerekiyor. Ekonomi ve Teknoloji Üniversitemizin mezunlarının bu konuda da farklarını ortaya koyacaklarına inanıyorum.”

“28 ŞUBAT MÜDAHALESİNİN EKONOMİMİZE MALİYETİ 380 MİLYAR DOLARI BULMAKTADIR”

Hukuk fakültesinin mezuniyet töreninin 12 Eylül Darbesi’nin 40. yılında Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenmesinin de ayrıca anlamlı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “12 Eylül 1980, siyasi tarihimizin en kara günlerinden biri olarak milletimizin hafızasına kazınmıştır. Türkiye’yi ekonomik, siyasi, diplomatik ve hukuki olarak büyük bir yıkımın eşiğine getiren bu darbe, ülkemize on yıllarını kaybettirmiştir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, aslında her darbe teşebbüsünün ülkeye ciddi maliyetleri olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu: “1960 darbesi ülkemizi IMF’ye, 1971 muhtırası ise insanımızı tüp, un, şeker kuyruklarına mahkûm etmiştir. 1980 darbesinde sözüm ona adaleti tesis için bir sağdan, bir soldan asılan gençlerin acısı yıllar boyunca milletimizin yüreğini dağlamıştır. 28 Şubat müdahalesinin ülkemiz ekonomisine maliyeti ise 380 milyar doları bulmaktadır. Ekonomik faturalardan daha ziyade darbelerin asıl etkisi, adalet sistemimiz üzerinde yol açtığı ağır tahribattır. Darbe girişimlerinin hepsinde yargı adaletin tecellisi için değil, vesayet odaklarının sopası olarak görev yapmıştır. Darbe mahkemelerinin hukuksuz kararları neticesinde 27 Mayıs’ta bir Başbakan ve iki Bakan idam edilmiş, 12 Eylül’de 18 yaşını doldurmamış gençler, yaşları büyütülerek darağaçlarına gönderilmiştir.”

“TÜRKİYE’NİN DEMOKRASİ MÜCADELESİNİN AYNASI İŞTE BU ADADIR”

28 Şubat döneminde darbecilerden brifing alan, darbe heveslilerini ayakta alkışlayan manzaraların Türk insanının yargıya olan güvenini zedelediğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin demokrasi mücadelesinin aynası işte bu adadır. Türk demokrasisinin dibe vurmasının da şaha kalkmasının da sembolü burasıdır. Milletimiz Yassıada mahkemelerinde yaşanan utanç tablolarından dolayı burayı yıllarca ‘Yaslı ada’ diye adlandırmıştır. Darbeciler de Yassıada’nın seçilmişler için hep bir ibret olmasını istemişlerdir. Millet için, millet iradesinin tecellisi için mücadelede özellikle 60 sene boyunca, Adnan Menderes ve arkadaşlarının akıbetiyle tehdit edilmiştir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de ülkemize, özellikle hizmet için kefenimizi giyerek çıktığımız bu yolculukta, defalarca aynı tehditlere maruz kaldık. Yassıada’yı Demokrasi ve Özgürlükler Adası’na dönüştürerek, hem şehitlerimize vefa borcumuzu ödedik hem de burayı demokrasimizin nişanelerinden biri hâline getirdik” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN İSTİKLAL VE İSTİKBAL MÜCADELESİNİ HER ALANDA İLERİYE TAŞIMANIN GAYRETİ İÇİNDEYİZ”

Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nın bugünkü hâline gelmesinde sorumluluk üstlenen TOBB’u tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’nin istiklal ve istikbal mücadelesini her alanda ileriye taşımanın gayreti içindeyiz. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi başta olmak üzere hayata geçirdiğimiz reformlarla demokrasimizin üzerindeki tüm vesayet izlerini ortadan kaldırdık, yasaklara son verdik, özgürlük alanlarını genişlettik, güvenliği ve adaleti tahkim ettik. Milli iradeyi bu ülkede Cumhur İttifakı olarak yeniden hakim kıldık. 15 Temmuz destanımızla vesayet heveslilerine asla unutamayacakları bir ders verdik. Demokrasi yanında eğitim ve sağlık başta olmak üzere her alanda ülkemizi hayal dahi edilemeyen seviyelere taşıdık. Bugün Batı’nın hani bize zaman zaman takıldıkları konular var, aynı Batı bize ‘Türkiye sessiz devrim gerçekleştirdi.’ diyordu. Şimdi ne oldu size de bütün bu kullandıklarınızı değiştirdiniz? Şu anda Türkiye, ekonomide pik yapıyor, dibe değil, tavana, onlar da kalkmışlar şimdi bizim puanımızı tekrar düşürme yoluna gidiyorlar. Ne yaparsanız yapın sizin bu puanlamalarınızın kıymetiharbiyesi yok. Gerçek neyse o. Bizim gerçeklerimiz çok daha farklı.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan reformlarla vatandaşların hak ve özgürlük alanlarının genişletildiğini, yargı alanında yapılan düzenlemelerle milletin, adaletin tecellisine olan inancının yeniden tesis edildiğini belirterek, gençlere şöyle seslendi: “Gençlerimize daha güzel, daha müreffeh, daha demokratik bir ülke bırakmak için gecemizi gündüzümüze kattık. Bu süreçte gençler, en büyük arzumuz bizim gençliğimizde yaşadığımız sorunları siz gençlerimize yaşatmamak. Hamdolsun 18 yıl öncesine göre daha özgür ve güvenli bir Türkiye’yi inşa etmeyi başardık”

“İÇ VE DIŞ POLİTİKADA GÜÇLENMİŞ, SAYGIN BİR ÜLKENİN VATANDAŞLARI OLARAK YAŞAYACAKSINIZ”

Kendilerinin atlattığı badirelerle gençlerin karşılaşmayacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim maruz kaldığımız baskılara, tahriklere, gerilim ve çatışmalara sizler maruz kalmayacaksınız. Bizim çektiğimiz sıkıntıları inşallah sizler çekmeyeceksiniz. Sizler kavga ve çatışma iklimini değil, seviyeli, kaliteli ve çözüm üreten bir siyaset geleneğini miras olarak alıyorsunuz ve alacaksınız. Sizler kronik sorunlarını çözmüş, iç politikada, dış politikada güçlenmiş itibarlı, saygın bir ülkenin vatandaşları olarak yaşayacaksınız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gayretleriyle ülkenin başarı grafiğinin çok daha yukarılara çıkacağını ifade ederek, 2023 hedeflerini hayata geçirmeye odaklandıklarını, 2053 ve 2071 Türkiyesi’ni de gençlerin inşa edeceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı olarak geleceğin teminatı olarak gördüğü gençlere güvendiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, emekleri ve gayretleri için akademisyenlere de şükranlarını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini, “Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü darbeden, vesayetten, kardeşi kardeşi kırdıran provokasyonlardan korusun” diye tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından dereceye giren öğrencilere diplomalarını ve hediyelerini takdim etti.

SON DAKİKA HABERLER