Gazetesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan,“Küresel bir felaket hâlini alan hastalığın üstesinden gelerek Ramazan’ın sonunda çifte bayram yapmayı niyaz ediyoruz” 0 88793

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Küresel bir felaket hâlini alan Kovid-19 hastalığının üstesinden gelerek inşallah, ramazanın sonunda çifte bayram yapmayı niyaz ediyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, video konferans yöntemiyle gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından Huber Köşkü’nde basın açıklaması yaptı.

“İYİLEŞEN HASTA SAYIMIZIN, YENİ HASTA SAYISINI GEÇMESİ ÖNEMLİ BİR KIRILMA NOKTASIDIR”

Toplantıda ele alınan konular ve Koronavirüs (Kovid-19) ile mücadeleye dair açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kovid-19 salgınına karşı yürütülen mücadelenin somut neticelerinin alınmaya başlandığı bir döneme girildiğini söyledi.

“Küresel bir felaket hâlini alan Kovid-19 hastalığının üstesinden gelerek inşallah, Ramazan’ın sonunda çifte bayram yapmayı niyaz ediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların Ramazan ayını da tebrik etti.

Türkiye’nin toplam test sayısında 1 milyona doğru gittiğini, yeni hasta ve ölüm sayısının da günden güne azaldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İyileşen hasta sayımızın, yeni hasta sayısını geçmesi olumlu yönde önemli bir kırılma noktasıdır. Türkiye, toplam hasta sayısına göre ölüm oranı bakımından da Avrupa’daki en iyi ülke durumundadır. Salgını çok rahatlıkla göğüsleyebilen sağlık sistemimiz, diğer hizmetlerde de herhangi bir aksamaya meydan vermeden faaliyetlerini sürdürmüştür” dedi.

“TÜRKİYE’DE HİÇBİR VATANDAŞIMIZ HASTANE KAPISINDAN GERİ ÇEVRİLMEMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece Türkiye’de vatandaşların sağlığını korumak ve tedavi etmekle yetinmediklerini, dünyanın her yerindeki vatandaşlara da sahip çıktıklarını anlatarak yurt dışında yerleşik olmayan eğitim, umre veya kısa süreli seyahat için gitmiş bulunan 40 bine yakın vatandaşı Türkiye’ye getirdiklerini kaydetti.

Şimdi de 59 ayrı ülkeden 25 bin vatandaşı Türkiye’ye getirdiklerini, bu vatandaşları da yurtlardaki karantina sürelerini doldurduktan sonra evlerine göndereceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışında yaşayıp da ağır hastalık geçiren, bulundukları yerlerde tedavileri yapılmayan veya yapılamayan vatandaşları da sahipsiz bırakmadıklarını sözlerine ekledi.

Son olarak İsveç’te salgın hastalığa maruz kalmasına rağmen tedavi edilmeyen Emrullah Gülüşken’i, kızının çağrısına kulak vererek Türkiye’ye getirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Emrullah Gülüşken’in Ankara Şehir Hastanesi’nde tedaviye alındığı bilgisini paylaştı.

Avrupa ve Amerika’da durumları ağır pek çok hastanın sigortası olmadığı veya hastanelerin kapasitesi yetmediği için kendi hâllerine terk edildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye’de hamdolsun hiçbir vatandaşımız hastane kapısından geri çevrilmemiş, hiçbir hastanın tedavisi ihmal edilmemiş, hiçbir insanımız sahipsiz bırakılmamıştır. Gerek mevcut hastanelerimizle gerek yeni açtığımız hastanelerimizle gerekse salgına karşı yeniden düzenlediğimiz sağlık kuruluşlarımızla tüm vatandaşlarımıza birinci sınıf hizmet veriyoruz. Yıllarca ülkemizin sağlık sistemini ve altyapısını eleştirenler, ortaya çıkan bu tablo karşısında umarız biraz mahcup olmuşlardır. Salgın döneminde sağlık hizmetlerinden, maske, tulum, ilaç, dezenfektan, gıda gibi temel ihtiyaç ürünlerine kadar her alanda ülkemizin altyapısını ve üretim kapasitesini test etme imkanı bulduk. Rabbimize binlerce şükürler olsun ki bu zorlu süreçten alnımızın akıyla çıkmayı başardık.”

“TÜRKİYE BUGÜNE KADAR 55 FARKLI ÜLKEYE MALZEME DESTEĞİ VERDİ”

En gelişmiş ülkelerinin çaresiz kaldığı pek çok konuda Türkiye’nin kendine yeterli olmanın ötesinde dostlarına destek verecek seviyeye ulaştığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bugüne kadar 55 farklı ülkeye salgınla mücadele amaçlı malzeme desteği verdiğine vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dünyanın dört bir yanındaki dost ve kardeş toplumlara umut olduk, mücadele azimlerini kamçıladık. Gelişmiş ülkelerin dahi Türkiye’den destek istedikleri bir dönemde elimizdeki imkânları Balkanlar’dan Afrika’ya kadar geniş bir coğrafyadaki dostlarımıza açmakta tereddüt etmedik. Son olarak ABD’ye maske, yüz koruyucu, siperlik, göz koruyucu, N95 maske, tulum ve dezenfektandan oluşan tıbbi yardım malzemelerini de yarın gönderiyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin kriz sonrası yeni yapılanacak dünyada 2023 hedeflerinin ötesinde bir konuma ulaşabileceğine yürekten inandığının altını çizdi.

“VATANDAŞLARIMIZIN SOKAĞA ÇIKMA SINIRLANDIRMASINA HASSASİYETLE RİAYET ETMESİNİ BEKLİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta perşembe, cuma, cumartesi ve pazar günleri 31 ilde uygulanan sokağa çıkma kısıtlamasına gösterilen hassasiyet için vatandaşlara teşekkür ederek hafta sonları sokağa çıkma sınırlandırmasını bayram sonrasına kadar sürdürmeyi düşündüklerini kaydetti.

Bu hafta sonu da yine 30 büyükşehir ve Zonguldak’ta üç gün süreyle 1 Mayıs sebebiyle sokağa çıkma sınırlandırması uygulanacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşlarımızın 1 Mayıs gece 00.00’dan başlayıp 3 Mayıs gece 24.00’e kadar devam edecek şekilde uygulanacak sokağa çıkma sınırlandırmasına hassasiyetle riayet etmesini bekliyoruz. Cuma günü marketler yine 09.00 ile 14.00 arası açık olacak” bilgisini verdi.

“Türkiye için tünelin ucundaki ışık gözükmüş, verdiğimiz emeklerin, yaptığımız fedakârlıkların karşılığını alma vakti yaklaşmıştır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu anlayışla önümüzdeki olumlu tablonun sürmesi hâlinde ülke genelinde hayatı normale döndürmeye yönelik kapsamlı bir program hazırlıyoruz. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın koordinasyonunda hazırlanan hangi alanda, hangi tarihte, hangi adımların atılacağını gösteren bu ayrıntılı programı yakında sizlerle paylaşacağız. Salgın nedeniyle adliyelerdeki dava, icra, şikayet, itiraz, bildirim süreleriyle ilgili ertelemenin 30 Nisan’da dolan tarihini, 15 Haziran’a kadar uzatıyoruz. Çiftçilerimizin mayıs ve haziran aylarında vadesi gelecek Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan Hazine destekli kredi geri ödemelerini de faizsiz olarak altı ay erteliyoruz. Ar-Ge merkezleri ve teknoparklarda uygulanan evden çalışma sürelerini de 27 Mayıs’a kadar uzatıyoruz. Attığımız her adımı, sağlıkla ilgili önceliklerimizden asla taviz vermeden ve bilim insanlarımızın tavsiyeleri doğrultusunda hayata geçireceğiz. Tüm bakanlıklarımız, kendi sorumluluk alanlarıyla ilgili planlarını ve hazırlıklarını sürdürüyor.”

“EKONOMİK İSTİKRAR KALKANI KAPSAMINDA VERİLEN DESTEKLERİN TOPLAMI 200 MİLYAR LİRAYI BULDU”

Salgınla mücadele için devreye sokulan Ekonomik İstikrar Kalkanı kapsamında verilen desteklerin toplamının 200 milyar lirayı bulduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, temel ihtiyaç desteği ile yaklaşık 4 milyon vatandaşa 22,3 milyar liralık kaynak tahsis edildiğini aktarıldığını söyledi.

Yaklaşık 450 bin esnafa da 8,4 milyar liralık finansman tahsisi yapıldığını, 303 binin üzerinde esnafın 8,5 milyar liralık Paraf Kart finansmanından yararlandığını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kredi Garanti Fonu kefaletiyle çoğunluğu KOBİ olmak üzere 120 bin firmamız 108 milyar liraya yakın finansman desteği aldı. İstihdamı özellikle korumak için maaşların asgari ücrete kadar olan bölümünü kısa çalışma ödeneğinden karşılamaya başladık. Bugüne kadar 3 milyon 190 bin çalışanımızla ilgili başvuru alınmış, 1 milyon 360 bin çalışanımıza ödemeleri yapılmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ücretsiz izne çıkartılan veya sözleşmesi feshedilen çalışanlara bin 177 lira gelir desteği sağlanmaya başlandığını, mücbir sebep kararı alınan iş yerlerinin nisan-mayıs ve haziran aylarındaki 40 milyar liralık sigorta prim ödemelerinin altı süreyle ertelendiğini, toplam 4 milyon 400 bin haneye biner lira nakdi destek verildiğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” kampanyasında toplanan bağışların destek programları için kullanıldığının altını çizerek kampanyada şu ana kadar 1 milyar 850 milyon lira toplandığını bildirdi.

Vatandaşlardan Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine sahip çıkmalarını isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu güçlü dayanışma ve yardımlaşma ile hem Ramazan-ı Şerif’i değerlendirmiş hem de salgın sürecinin sıkıntılarını paylaşmış olacağımıza inanıyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın krizi sonrası küresel sistemin çarpıklıkları ile birlikte Türkiye’deki siyaset anlayışının da köklü bir sorgulamaya tabi tutulacağını aktararak yıllarca eser inşa etmeye, hizmet getirmeye, yatırım yapmaya çalıştıkça karşılarına çıkan “istemezükçü” siyaset anlayışının ne kadar içinin boş olduğunu bu süreçte bir kez daha görüldüğünü söyledi.

Türkiye’nin sağlık alanındaki başarılarını dile getirerek tüm bu başarıları attıkları her adımda yapılan işlere katkı vermek yerine takoz olmayı kendine misyon edinmiş bir muhalefet anlayışına rağmen elde ettiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisi CHP’nin başı çekmiş olduğu bu muhalefet anlayışının hep uzlaşma yerine çatışmayı, birlik ve beraberlik yerine bölücülüğü, müsamaha yerine kin ve nefreti körüklemeyi esas aldığını kaydetti.

“DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI DEVLETİN BİR KURUMUDUR”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un ev ve aile mahremiyetine yönelik saldırıları hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İl ve ilçe başkanından medyasına kadar CHP zihniyeti tarafından topyekûn bir iftira kampanyasına dönüştürülmeye kalkışmıştır. Bu zihniyetin arkadaşımıza ve ailesine karşı sürdürdüğü çirkin saldırıdaki tutarsızlıklar siyasi kokuşmuşluğun en bariz örneğidir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın İslam’a ve Kur’an-ı Kerim’e göre yaptığı değerlendirmelere gösterilen tepkilere de değinerek, şöyle konuştu: “Diyanet İşleri Başkanlığı devletin bir kurumudur ve Başkanımız biliyorsunuz bir açıklama yaptı, bu açıklamasıyla sadece inancının, ilminin ve yürüttüğü görevin gereğini yerine getirmiştir, söyledikleri de sonuna kadar doğrudur. Elbette Diyanet İşleri Başkanımızın sözleri sadece kendini Müslüman olarak tanımlayan, İslam dairesinde gören kişiler için bağlayıcıdır. Kendini bu sıfatlarla tanımlamayanlar için söz konusu ifadeler sadece bir görüşten ibarettir. Bir defa burada şu gerçeği çok net görmemiz lazım: Ülkemizde eğer İslam adına konuşması gereken birisi varsa bir kurum varsa Diyanet İşleri Başkanlığıdır ve buranın Diş İşleri Yüksek Kurulu vardır ve Diyanet İşleri Başkanımız da herhangi bir konu dinî noktada olduğunda çıkar bu konuyu gerek hutbelerinde, gerek vaazı nasihatlerinde gerekse kendilerini ziyarete gelenlere anlatmakla yetkilidir. Kalkıp da bu Ankara Barosu’nun yetkisinde olan bir konu değildir herkes yerini bilecek, haddini bilecek. Ankara Barosu’nun açıklaması başta olmak üzere, Diyanet İşleri Başkanımızın görüşlerine karşı kullanılan üslup, konu ve şahıs boyutunu aşıp doğrudan İslam’a yönelen kasıtlı bir saldırı hâline almıştır. Zira Diyanet İşleri Başkanımıza yapılan saldırı devlete yapılan saldırıdır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın sonrası Türkiye’nin en büyük kazançlarından birinin de ülkeye ve millete hiçbir faydası ve katkısı bulunmayan hiçbir eser ortaya koymamış yalancı, iftiracı siyaset anlayışının tamamen tasfiyesi olacağına inandığını belirterek, “Önümüzdeki dönemde tüm dünya ile beraber ülkemizde de özellikle siyaset alanında yeni bir dönemin kapıları aralanacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Vatandaşlara, hafta sonları uygulanan kısıtlamalara gösterdiği ilgi ve alaka için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “İşte dayanışma budur, birlik, beraberlik budur. Ve bu kardeşlik anlayışı içerisinde inşallah biz bu koronavirüsü yeneceğiz. Salgında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı temenni ediyorum. Bütün sağlık çalışanlarımıza, bütün sağlık mensuplarımıza şahsım, milletim adına şükranlarımı özellikle bildirmek istiyorum. Ve bu süreç içerisinde onların içerisinde de ölenler oldu, onlara da Allah’tan rahmet diliyorum, yaralı olanlara Rabbimden şifalar niyaz ediyorum.”

ÖNCEKİ HABERSONRAKİ HABER

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık sistemlerinin çöktüğü bir dönemde, Türkiye ve Japonya örnek bir başarı sergiliyor 0 88789

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Sağlık sistemlerinin çöktüğü, kamu düzeninin yara aldığı bir dönemde Türkiye ve Japonya örnek bir başarı sergiliyor. Gerek vaka sayısı, gerek vefat sayısı, gerekse sağlık sisteminin sorunsuz işleyişi bakımından son derece iyi bir konumdayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin açılış törenine katıldı.

Japonya Başbakanı Şinzo Abe’nin de video konferans yöntemiyle katıldığı açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete sokulan hastanenin hayırlı olmasını diledi.

“KÖKLÜ VE ÇOK BOYUTLU TÜRK-JAPON DOSTLUĞUNA YENİ BİR HALKA DAHA EKLİYORUZ”

Japonya Başbakanı Abe’ye açılışa katıldığı için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüklenici firmasından mühendisine, işçisinden müteahhidine kadar bu eserin inşasında emeği, alın teri, katkısı bulunanlara teşekkürlerini sundu.

Geçmişte Japon firmalarla Marmaray ve Osman Gazi Köprüsü gibi çok önemli altyapı projelerine imza attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün köklü ve çok boyutlu Türk-Japon dostluğuna yeni bir halka daha ekliyoruz. Hastanemizin adını iki ülkenin iş birliğine yaraşır şekilde Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi olarak belirledik. Yine ismiyle müsemma olması için hastanemizin çevresindeki 15 dönümlük alanı binden fazla çam ve baharın müjdecisi kiraz çiçeği sakura ağacıyla donattık, donatmaya da devam edeceğiz” dedi.

İstanbul’un gurur abidelerinden olacak bir eseri daha Türkiye’ye kazandırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rönesans ve Sojitz firmalarının müşterek olarak bu muhteşem eseri inşa etmelerinin Türk-Japon iş birliğinin, dayanışmasının bir ifadesi olduğunu vurguladı.

“İSTANBUL, ULUSLARARASI SAĞLIK MERKEZİ DURUMUNA GELMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 789 bin metrekare arsa alanı üzerine kurulu 1 milyon 21 bin metrekare kapalı alanıyla hastanenin şimdiden dünyanın sayılı hastaneleri arasına girdiğinin altını çizerek çevre ve enerji dostu olan hastanenin, kamu-özel ortaklığının en güzel örneklerinden biri olduğunu, 456’sı yoğun bakım olmak üzere 2 bin 682 yatağı, 725 poliklinik odası ve 90 ameliyathane masasıyla bu eserin bilhassa Kovid-19 salgınıyla mücadelede kritik bir rol oynayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam 107 branşta hizmet verecek hastanede tam kapasiteye ulaşıldığında günlük 35 bin ayaktan hasta alınmasını ve 500 özellikli ameliyat yapılmasının planlandığını belirterek 8 bin 134 araçlık otoparkının yanı sıra üç helikopter pisti de olan hastanenin İstanbul Havalimanı’na yakınlığıyla yabancı misafirlere de hizmet vereceğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bu şu demektir: Yani artık İstanbul aynı zamanda uluslararası bir sağlık merkezi durumuna gelmiştir. Bunun özellikle başatı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’dir. Öbür tarafta yine Yeşilköy’de hemen pistin yanında malum rahmetli Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi’dir. Bir diğeri de Kovid sürecinde rahmetli olan Feriha Öz Hastanesi, o da Sancaktepe’dedir. Bunlar bin 5 artı bin 5 olmak üzere yataklı iki hastanedir. Bunlar geçici bir sahra hastanesi değildir. Bunları kalıcı özellikte inşa ettik. Bunlar da gerçekten plan, proje noktasında muhteşem hastaneler oldu. Yine bu süreç içerisinde bir de 100 yataklı Hadımköy’de daha önce askerlerimiz için Sultan 2. Abdülhamid tarafından inşa edilmiş olan hastaneyi restore ederek, o da muhteşem bir eser oldu. İnşallah onu da Yeşilköy Acil Hastanesi’yle beraber aynı gün açacağız. Kaliteli ve kapsayıcı sağlık hizmetinin değerinin çok daha iyi anlaşıldığı bir dönemde burası sağlık turizminde Türkiye’nin marka eserlerinden biri olacaktır.”

“GÜNLÜK VAKA SAYIMIZI BİNİN ALTINA DÜŞÜRDÜK”

Koronavirüs salgınının insanlığın son bir asırda karşılaştığı en büyük sağlık sorunu olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Az önce Sayın Başbakanın ifade ettiği şu anda buldukları aşı noktasında ve ürettikleri ilaç noktasında adil bir paylaşımı tüm insanlıkla paylaşacaklarını ifade etmesi ve Türkiye’yi de bu kapsam içerisinde ifade etmeleri gerçekten bizim Sayın Abe’ye ancak bir şükran borcumuzun olduğunun ifadesidir. Kendisine şahsım, milletim adına çok çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar 330 bin kişinin hayatını kaybettiği salgın karşısında çoğu ülkenin ciddi zorluklar, sıkıntılar çektiğini belirterek, Türkiye’nin bu süreçte 82’i ülkeye tıbbi ürün gönderdiğini, göndermeye de devam ettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bu bizim insani bir görevimizdir, vicdani bir görevimizdir ve bunu yapmakla da iftihar ediyoruz. Sağlık sistemlerinin çöktüğü, kamu düzeninin yara aldığı bir dönemde Türkiye ve Japonya örnek bir başarı sergiliyor. Gerek vaka sayısı, gerek vefat sayısı, gerekse sağlık sisteminin sorunsuz işleyişi bakımından son derece iyi bir konumdayız. Nitekim dün itibariyle günlük vaka sayımızı binin altına düşürdük. Diğer tüm göstergelerde de olumlu yönde gelişme var” değerlendirmesinde bulundu.

Normalleşmeyle ilgili adımlar atılırken, tedbirleri de asla elden bırakmadıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilaç, maske, koruyucu malzeme ve tıbbi teçhizat noktasında hiçbir eksik bulunmadığını, sağlık malzemesi sıkıntısı yaşayan dost ve kardeş ülkelere de yardım malzemesi göndermeye devam edileceğini bildirdi.

“ELİMİZDEKİ İMKÂNLARI SALGINA KARŞI TÜM İNSANLIK İÇİN SEFERBER ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“Kaderimiz ve kederimiz ortaktır inancıyla elimizdeki imkânları salgına karşı tüm insanlık için seferber etmeyi sürdüreceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin bu mücadeleye büyük katkı sağlayacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah sakuranın o farklı renklerdeki çiçeklerini göreceğimiz zamanlar var. Gerçi bizim erguvan gibidir sakura 15-20 gün kadar bu çiçekler kalır, ama yeşilini muhafaza eder. Çam çok sağlıklıdır, kalıcıdır, onun için mevsim koşulu diye bir şey yok dört mevsim diridir” ifadesini kullandı.

Japonya Başbakanı Abe’ye heyecanlarına ortak olduğu için teşekkürlerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgınında hayatını kaybeden Japonlara taziyelerini sundu.

Vatandaşların ve tüm İslam âleminin yaklaşan Ramazan Bayramını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra hastanedeki bazı birimlerde çalışan sağlık personeliyle canlı bağlantı yöntemiyle görüştü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan; Anjiyo Laboratuvarı’ndan Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez ve Doç. Dr. Fatih Uzun’dan, Radyasyon Onkolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik ve Doç. Dr. Didem Karaçetin’den, ameliyathaneden Prof. Dr. Ali Can Hatemi’den ve Doç. Dr. Ömür Günaldı’dan bilgi aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdele kesimi öncesinde, hastaneye ulaşım konusunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının talimatlandırıldığını, süratle metronun tamamlanıp hizmete gireceğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra, açılış kurdelesini; Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Akio Miyajima, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve yüklenici firma temsilcileriyle kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali birinci ünitesinin açılışını gerçekleştirdi 0 88014

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali birinci ünitesinin devreye alma törenine video konferansla katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserin projesinden inşasına tüm safhalarında emeği geçenlere teşekkür ederek, 2008’den bu yana kredisinden inşasına her aşamasında pek çok engellemeyle karşılaşılan barajın kararlılık sayesinde Türkiye’ye kazandırıldığını söyledi.

“Türkiye için Güneydoğu Anadolu Bölgemiz için ve bilhassa bu tesisten doğrudan faydalanacak şehirlerimiz için bugün, bayram günüdür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin çiftçileri için en önemli sulama imkânlarından içme suyuna, enerjiye varıncaya kadar her şeyin bu barajda mümkün olduğunu kaydetti.

“ILISU BARAJI’NDAN ESECEK REFAH VE HUZUR RÜZGÂRI BU TOPRAKLARDA KENDİNİ HİSSETTİRECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşımızda 18 yıldır tavizsiz uyguladığımız laf değil eser üretme siyasetimizin somut bir örneği duruyor. Kendi ülkesini yabancılara şikâyet edenlere, kendi halkına silah çekenlere, kendi insanının kanını dökenlere verdiğimiz en güzel cevap işte, bu muhteşem eserdir. Ilısu Barajı’ndan esecek barış, kardeşlik, refah ve huzur rüzgârı inanıyorum ki asırlar boyunca bu topraklarda dalga dalga kendini hissettirecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam yıllık enerji üretim kapasitesi 4,1 milyar kilovatsaat olan hidroelektrik santralinin ilk etapta 200 megavat gücündeki birinci ünitesinin hizmete alındığını belirterek, şu bilgileri paylaştı: “Her ay bir türbini hizmete vermek suretiyle yılsonuna kadar Ilısu’yu tam kapasite faaliyete geçireceğiz. Ilısu’nun maliyeti, yeniden yerleşim, tarihî ve kültürel varlıkların korunması, inşaatı ve diğer harcamalarıyla birlikte toplamda 18 milyar lirayı buldu. Barajın inşası konusunda en çok istismar edilen Hasankeyf başta olmak üzere tüm tarihî ve kültürel varlıklar özenle korunmuştur. Sadece bu tür çalışmalar için 200 milyon liralık bir kaynak kullanılmıştır. Bu tesisin ekonomimize yıllık katkısının ise 2,8 milyar lira olmasını bekliyoruz. Temelde yüksekliği 135 metre, toplam su depolama hacmi 10,6 milyar metreküp olan Dicle Nehri’ne taktığımız bu nadide gerdanlık, GAP’ın da en önemli unsurlarından biridir.”

“1,1 MİLYAR KİLOVATSAAT ENERJİ ÜRETECEK, 765 BİN DEKAR ARAZİYİ SULAYABİLECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ilısu Barajı’nın bin 200 megavatlık toplam kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük dördüncü ve dolgu hacmi bakımından da ikinci barajı olduğuna dikkati çekerek, “Beton kaplı kaya dolgu baraj tipinde ise Ilısu, dünyada bir numaradır. Burada toplanan suları yakında inşa edeceğimiz Cizre Barajı’na bırakarak hem 1,1 milyar kilovatsaat enerji üretecek hem de 765 bin dekar araziyi sulayabileceğiz” diye konuştu.

Ilısu Barajı’nın, buradan en büyük faydayı görecek olan Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak’taki vatandaşlara hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihi boyunca siyasi ve sosyal tartışmaların içinde kaybolup giderken çağın temel hizmetlerinden mahrum kalan milletin çok büyük acılar çektiğini anlattı.

Türkiye’yi 18 yılda eğitim, sağlık, adalet ve emniyet gibi dört temel taş üzerinde yükselttiklerini, ulaşım, tarım alanlarında güçlenen bir Türkiye inşa ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin her seçimde artan bir oranda kendilerine destek verdiğini kaydetti.

Demokrasilerini güçlendirirken ekonomilerinin altyapısını da makro düzeyde dünyanın en üst ligine çıkma hedefine uygun seviyelere getirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim, sağlık, adalet ve emniyet temelinde ülkeyi kalkındırırken ulaşımdan tarıma, enerjiden turizme hiçbir alanı ihmal etmediklerinin altını çizdi.

“TÜRKİYE, 2002 YILINDA 276 BARAJA SAHİPTİ, BUNA 585 BARAJ DAHA EKLEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun en somut örneklerini sulama ve enerji yatırımlarında görmenin mümkün olduğuna dikkati çekerek, “Geçtiğimiz 18 yılda toplam 8 bin 362 tesisi ülkemize kazandırdık. Türkiye, 2002 yılında 276 baraja sahipti. Biz buna 585 baraj daha ekledik” dedi.

Türkiye’nin 2002 yılında 97 hidroelektrik santraline sahip olduğunu, buna 584 santral daha eklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ne demektir biliyor musunuz? Yenilenebilir enerjide Türkiye, dünyada devrim gerçekleştiren ülkelerin başında gelen ülkelerden bir tanesidir” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin 2002 yılında 228 sulama göletine sahip olduğunu, buna 385 gölet daha eklediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2002 yılında 84 içme suyu tesisine sahip olduğunu, buna 247 tesis daha ekleyerek ülkeye 4,5 milyar metreküpe yakın sağlıklı içme suyu kazandırdıklarını söyledi.

Türkiye’nin 18 yılda, 18 milyon dekar araziyi daha sulamaya açarak, üretimini katladığını, bereketlendirdiğini, aynı başarılı fotoğrafı tüm hizmet ve yatırım alanlarına teşmil etmenin mümkün olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bitenlerin yanı sıra hâlen inşası süren, tamamlanmak üzerinde olan ve proje aşamasında olan pek çok yatırımın bulunduğunu belirtti.

Sadece 2020 yılında inşası tamamlanan 403 tesisi hizmete sunmayı planladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alacakları bu yatırımların ülkeye katkısının zirai gelirde 14 milyar lira, enerjide 28,5 megavat kurulu güç, taşkın korumada 4,5 milyon dekar, içme suyunda 4,5 milyon metreküp, toplulaştırmada 4,2 milyon hektar olduğunu, hepsinin resmi açılışlarını önümüzdeki haftalar ve aylar içinde gerçekleştireceklerini kaydetti.

“EKİLMEMİŞ TEK KARIŞ TOPRAK, HAREKETE GEÇİRİLMEMİŞ EN KÜÇÜK BİR POTANSİYEL BIRAKMADAN HEP BİRLİKTE YENİ DÖNEME HAZIRLANACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeye ve millete hizmet yolunda “durmak yok, yola devam” anlayışıyla gece gündüz eser üretmeye devam edeceklerini dile getirerek, konuşmasına şöyle devam etti: “Sokağa çıkma sınırlamalarını, ülkede hayatı tümüyle durdurmak değil, insan hareketliliğini azaltarak salgının yayılmasını engellemek için getirdiğimizi tekrar hatırlatmak istiyorum. İçişleri Bakanlığımızın genelgesinde temel ihtiyaçlar ve üretimlerle ilgili sektörler başta olmak üzere sokağa çıkma sınırlamasının dışında tutulan kesimler, teker teker sayılmıştır. Bunlar arasında tarım ve hayvancılık kesimi de vardır. 23 Mayıs’ta başlayıp, bayramın son günü olan 26 Mayıs gecesine kadar uygulanacak sokağa çıkma kısıtlamasının dışında kalanlar arasında bitki ve hayvan üretimiyle iştigal eden vatandaşlarımız da bulunuyor. Örneğin ne Isparta’daki gül yetiştiren ne Karadeniz’in Artvin, Rize, Trabzon, Ordu, Giresun’daki çay toplayan, ne ülkemizin dört bir yanında hububatını eken, tarlasını sulayan, hayvanını otlatan üreticilerimiz için herhangi bir kısıtlama yoktur. Hep söylediğim gibi ülkemizde ekilmemiş tek karış toprak, harekete geçirilmemiş en küçük bir potansiyel bırakmadan hep birlikte çok çalışarak yeni döneme hazırlanacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüs döneminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, hastalara şifalar dileyerek, Perşembe günü Başakşehir’de Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin, Yeşilköy’de Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi’nin, Hadımköy’de Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş Hastanesi’nin, Sancaktepe’de Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nin açılışlarının yapılacağını vurguladı.

Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin, ülkeye, bölgeye, millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, barajın yapımında emeği geçen başta Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve ekibine, DSİ’de görev yapanlara, katkı sunanlara teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından direktifleriyle, elektrik üretecek türbininin açılışını gerçekleştirildi.

SON DAKİKA HABERLER