Gazetesi

“Türkiye’nin sağlık alanında hızlı bir millîleşme ve yerlileşmeye ihtiyacı var” 0 989004

Sağlık Bilimleri Üniversitesi akademik yıl açılışında yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin sağlık alanında hızlı bir millîleşme ve yerlileşmeye ihtiyacı olduğunu belirterek, “Hastalıkların teşhisinden tedavisine, ilaçların moleküler düzeyde keşfinden klinik çalışmalarına ve üretimine, tıbbi cihazların geliştirilmesinden imalatına, her alanda bunu başarmalıyız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin Gülhane Külliyesi Spor Salonu’nda düzenlenen akademik yıl açılışına katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nin Türkiye’de sadece sağlık alanında faaliyet gösteren ilk üniversite olduğunu belirterek 2018-2019 akademik yılının hayırlı olması temennisinde bulundu.

“ŞEHİR HASTANELERİNİ, SAĞLIK HİZMETLERİNDEKİ REFORMLARIN ZİRVESİ OLARAK GÖRÜYORUM”

Konuşmasında sağlığın, 16 yıldır üzerinde en çok hassasiyetle durdukları ve en çok yatırım yaptıkları alanların başında geldiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık hizmetlerinde gelinen noktayı örneklerle anlattı. Eski çarpık sistemi tümüyle değiştirdiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Her şeyden önce, vatandaşlarımızın tamamını genel sağlık sigortası kapsamına aldık. Parası olan sağlık sigortasının bedelini kendi ödüyor, buna imkânı olmayanın primini ise devlet üstleniyor. Kırk yamalı bohça misali faaliyet gösteren hastaneleri Sağlık Bakanlığı, üniversiteler ve özel olarak üç başlığa indirdik. Vatandaşlarımız bunlardan hangisine isterse gidip muayenesini olabiliyor, tahlillerini yaptırabiliyor, tedavisini sürdürebiliyor.”

Şehir hastanelerini, sağlık hizmetlerindeki reformların zirvesi olarak gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu ana kadar şehir hastanelerinden hangilerini açtık; Yozgat, Isparta, Mersin, Adana, Kayseri ve Elazığ’da altı şehir hastanelerini hizmete aldık” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Eskişehir ve Manisa’daki hastanelerin hasta kabulüne başladığını resmî açılışlarının yakında yapılacağını açıkladı.

“SAĞLIK EĞİTİMİNE ÖZEL ÖNEM VERİYORUZ”

Türkiye’nin, sağlık turizminde ve yurt dışına sağlık hizmetleri sunma konusunda her geçen yıl daha da ileriye giden bir ülke olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnanıyorum ki bu şehir hastanelerimizle birlikte sağlık turizminde çok ciddi bir sıçrama yakalayacağız. Hamdolsun, her alanda olduğu gibi, sağlık alanında da artık biz başkalarına özenmiyoruz, onlar bize gıptayla bakıyor. Bunun için, ülkemizde hâlâ en gözde yükseköğrenim alanı olan sağlık eğitim-öğretimine özel önem veriyoruz” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında Türkiye’nin geldiği yer itibariyle artık meselelere bakış açısının ve yapılan işlerin mahiyetinin farklı bir noktaya taşınması gerektiğine işaret etti. Ülke olarak düne kadar başka ülkelerin araştırıp geliştirip hazır olarak bize sunduğu bilgileri, yöntemleri, altyapıları, ürünleri kullanıldığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün artık tüm bu süreçleri kendimizin yürütmesi gereken bir döneme girdik ve sağlık konusunda da aynı yolu izlememiz gerekiyor. Bakanlığımızda, araştırma hastanelerimizde, tıp fakültelerimizde hocalarımızla, doktorlarımızla, öğrencilerimizle, firmalarımızla bu doğrultuda seferberlik ruhuyla çalışıyoruz. Onun için son dönemlerde dikkat edilirse tıp fakültelerinin sayısını artırdık, artırıyoruz” dedi.

“BUGÜN HÂLÂ HEM İLAÇ HEM TIBBİ CİHAZ SEKTÖRLERİMİZ BÜYÜK ÖLÇÜDE DIŞA BAĞIMLI”

Türkiye’nin sağlık alanında da hızlı bir millîleşme ve yerlileşmeye ihtiyacı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hastalıkların teşhisinden tedavisine, ilaçların moleküler düzeyde keşfinden klinik çalışmalarına ve üretimine, tıbbi cihazların geliştirilmesinden imalatına, her alanda bunu başarmalıyız. Bugün hâlâ hem ilaç hem tıbbi cihaz sektörlerimiz büyük ölçüde dışa bağımlıdır. Bundan kurtulmamız gerekiyor. Sağlık harcamalarımızın önemli bir bölümü, ürün veya lisans olarak ithal edilen ilaçlara, cihazlara ödenen paralardan oluşuyor. Bunları kendimiz geliştirip ürettiğimizde, hem sağlık ve sosyal güvenlik bütçemize binen yük azalacak, cari açık azalacak hem de ihracat yoluyla ekonomimize katkı sağlayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyadaki ilaç ve tıbbi cihaz sektörünün büyüklüğü ve tekelleşmiş olması yüzünden bu zinciri kırıp gerçek anlamda millî bir altyapı kurmanın hiç kolay olmadığını belirterek, “Bu alanlardaki çalışmaları uzun zamandır şahsen izliyor, ilgili tüm arkadaşlarımızı her fırsatta ikaz ediyorum. Bütün bunlara rağmen hâlâ yerli ve millî çizgiyi derinleştirebilmiş değiliz. Kendi bilim insanlarımızın, kurumlarımızın, firmalarımızın yaptığı çalışmalara yeteri kadar destek verilmediğini üzüntüyle görüyorum” şeklinde konuştu.

“SAĞLIKTA MİLLÎLEŞME HAMLEMİZE HİÇBİR BAHANEYE SIĞINILMAKSIZIN DESTEK VERİLMELİDİR”

Asırlık birikimleri bir anda yakalayıp geçmenin mümkün olmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu doğrultuda samimi ve etkili çalışmalar yapan bilim ve iş insanlarının gerektiği şekilde desteklenmesinin lüzumuna işaret ederek, “Hem milletimize karşı sorumluluğumuzun hem de ülkemizin çıkarlarının gereği budur. Buradan bakanlığımızı, üniversitelerimizi ve ilgili tüm kurumlarımızı bir kez daha ikaz ediyorum. Sağlıkta millîleşme hamlemize, hiçbir bahaneye, hiçbir mazerete sığınılmaksızın, hiçbir komplekse düşmeksizin destek verilmelidir. Bu konuyu en az savunma sanayimiz kadar kritik ve önemli görüyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin, sağlık alanındaki hedeflerine bu alanda çalışan hoca ve öğrencilerin gayreti, emeği, becerisi sayesinde ulaşacağına inandığını ifade ederek Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nde eğitim-öğretimi ve sağlığı yine öncelikler arasında ilk sıralarda tutmayı sürdüreceklerini belirtti.

Bugün Türkiye’de eğitim ve sağlık kurumlarının her birinde görev yapanların sayısının, Silahlı Kuvvetler ve Emniyet Teşkilatı’nın toplam mevcudundan bile fazla olduğuna dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye gibi dünyanın en büyük güvenlik sorunlarının yaşandığı coğrafyada bulunan bir ülkenin eğitim ve sağlık konusuna verdiği bu önem aslında geleceğimize nasıl baktığımızın işaretidir” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Amaçlarından biri de dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmemiz olan 2023 hedeflerimizin temelini işte bu anlayış oluşturuyor. Gençlerimize mirasımız olan 2053 ve 2071 vizyonlarımızla inşallah ülkemizi her alanda en ileri seviyeye kavuşturmuş olacağız. Milletimizin ve dostlarımızın sağlıklarını emanet edeceğimiz sizlerden bu vizyonlara sıkı sıkıya sahip çıkmanızı bekliyorum.”

MEHMET ALİ SETENCİOĞLU – ENERJİ PETROL MEDYA CEO 

ÖNCEKİ HABERSONRAKİ HABER

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık sistemlerinin çöktüğü bir dönemde, Türkiye ve Japonya örnek bir başarı sergiliyor 0 88789

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Sağlık sistemlerinin çöktüğü, kamu düzeninin yara aldığı bir dönemde Türkiye ve Japonya örnek bir başarı sergiliyor. Gerek vaka sayısı, gerek vefat sayısı, gerekse sağlık sisteminin sorunsuz işleyişi bakımından son derece iyi bir konumdayız” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin açılış törenine katıldı.

Japonya Başbakanı Şinzo Abe’nin de video konferans yöntemiyle katıldığı açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete sokulan hastanenin hayırlı olmasını diledi.

“KÖKLÜ VE ÇOK BOYUTLU TÜRK-JAPON DOSTLUĞUNA YENİ BİR HALKA DAHA EKLİYORUZ”

Japonya Başbakanı Abe’ye açılışa katıldığı için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yüklenici firmasından mühendisine, işçisinden müteahhidine kadar bu eserin inşasında emeği, alın teri, katkısı bulunanlara teşekkürlerini sundu.

Geçmişte Japon firmalarla Marmaray ve Osman Gazi Köprüsü gibi çok önemli altyapı projelerine imza attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün köklü ve çok boyutlu Türk-Japon dostluğuna yeni bir halka daha ekliyoruz. Hastanemizin adını iki ülkenin iş birliğine yaraşır şekilde Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi olarak belirledik. Yine ismiyle müsemma olması için hastanemizin çevresindeki 15 dönümlük alanı binden fazla çam ve baharın müjdecisi kiraz çiçeği sakura ağacıyla donattık, donatmaya da devam edeceğiz” dedi.

İstanbul’un gurur abidelerinden olacak bir eseri daha Türkiye’ye kazandırdıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rönesans ve Sojitz firmalarının müşterek olarak bu muhteşem eseri inşa etmelerinin Türk-Japon iş birliğinin, dayanışmasının bir ifadesi olduğunu vurguladı.

“İSTANBUL, ULUSLARARASI SAĞLIK MERKEZİ DURUMUNA GELMİŞTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 789 bin metrekare arsa alanı üzerine kurulu 1 milyon 21 bin metrekare kapalı alanıyla hastanenin şimdiden dünyanın sayılı hastaneleri arasına girdiğinin altını çizerek çevre ve enerji dostu olan hastanenin, kamu-özel ortaklığının en güzel örneklerinden biri olduğunu, 456’sı yoğun bakım olmak üzere 2 bin 682 yatağı, 725 poliklinik odası ve 90 ameliyathane masasıyla bu eserin bilhassa Kovid-19 salgınıyla mücadelede kritik bir rol oynayacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam 107 branşta hizmet verecek hastanede tam kapasiteye ulaşıldığında günlük 35 bin ayaktan hasta alınmasını ve 500 özellikli ameliyat yapılmasının planlandığını belirterek 8 bin 134 araçlık otoparkının yanı sıra üç helikopter pisti de olan hastanenin İstanbul Havalimanı’na yakınlığıyla yabancı misafirlere de hizmet vereceğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bu şu demektir: Yani artık İstanbul aynı zamanda uluslararası bir sağlık merkezi durumuna gelmiştir. Bunun özellikle başatı Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’dir. Öbür tarafta yine Yeşilköy’de hemen pistin yanında malum rahmetli Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi’dir. Bir diğeri de Kovid sürecinde rahmetli olan Feriha Öz Hastanesi, o da Sancaktepe’dedir. Bunlar bin 5 artı bin 5 olmak üzere yataklı iki hastanedir. Bunlar geçici bir sahra hastanesi değildir. Bunları kalıcı özellikte inşa ettik. Bunlar da gerçekten plan, proje noktasında muhteşem hastaneler oldu. Yine bu süreç içerisinde bir de 100 yataklı Hadımköy’de daha önce askerlerimiz için Sultan 2. Abdülhamid tarafından inşa edilmiş olan hastaneyi restore ederek, o da muhteşem bir eser oldu. İnşallah onu da Yeşilköy Acil Hastanesi’yle beraber aynı gün açacağız. Kaliteli ve kapsayıcı sağlık hizmetinin değerinin çok daha iyi anlaşıldığı bir dönemde burası sağlık turizminde Türkiye’nin marka eserlerinden biri olacaktır.”

“GÜNLÜK VAKA SAYIMIZI BİNİN ALTINA DÜŞÜRDÜK”

Koronavirüs salgınının insanlığın son bir asırda karşılaştığı en büyük sağlık sorunu olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Az önce Sayın Başbakanın ifade ettiği şu anda buldukları aşı noktasında ve ürettikleri ilaç noktasında adil bir paylaşımı tüm insanlıkla paylaşacaklarını ifade etmesi ve Türkiye’yi de bu kapsam içerisinde ifade etmeleri gerçekten bizim Sayın Abe’ye ancak bir şükran borcumuzun olduğunun ifadesidir. Kendisine şahsım, milletim adına çok çok teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şimdiye kadar 330 bin kişinin hayatını kaybettiği salgın karşısında çoğu ülkenin ciddi zorluklar, sıkıntılar çektiğini belirterek, Türkiye’nin bu süreçte 82’i ülkeye tıbbi ürün gönderdiğini, göndermeye de devam ettiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü bu bizim insani bir görevimizdir, vicdani bir görevimizdir ve bunu yapmakla da iftihar ediyoruz. Sağlık sistemlerinin çöktüğü, kamu düzeninin yara aldığı bir dönemde Türkiye ve Japonya örnek bir başarı sergiliyor. Gerek vaka sayısı, gerek vefat sayısı, gerekse sağlık sisteminin sorunsuz işleyişi bakımından son derece iyi bir konumdayız. Nitekim dün itibariyle günlük vaka sayımızı binin altına düşürdük. Diğer tüm göstergelerde de olumlu yönde gelişme var” değerlendirmesinde bulundu.

Normalleşmeyle ilgili adımlar atılırken, tedbirleri de asla elden bırakmadıklarına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilaç, maske, koruyucu malzeme ve tıbbi teçhizat noktasında hiçbir eksik bulunmadığını, sağlık malzemesi sıkıntısı yaşayan dost ve kardeş ülkelere de yardım malzemesi göndermeye devam edileceğini bildirdi.

“ELİMİZDEKİ İMKÂNLARI SALGINA KARŞI TÜM İNSANLIK İÇİN SEFERBER ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ”

“Kaderimiz ve kederimiz ortaktır inancıyla elimizdeki imkânları salgına karşı tüm insanlık için seferber etmeyi sürdüreceğiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin bu mücadeleye büyük katkı sağlayacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah sakuranın o farklı renklerdeki çiçeklerini göreceğimiz zamanlar var. Gerçi bizim erguvan gibidir sakura 15-20 gün kadar bu çiçekler kalır, ama yeşilini muhafaza eder. Çam çok sağlıklıdır, kalıcıdır, onun için mevsim koşulu diye bir şey yok dört mevsim diridir” ifadesini kullandı.

Japonya Başbakanı Abe’ye heyecanlarına ortak olduğu için teşekkürlerini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgınında hayatını kaybeden Japonlara taziyelerini sundu.

Vatandaşların ve tüm İslam âleminin yaklaşan Ramazan Bayramını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra hastanedeki bazı birimlerde çalışan sağlık personeliyle canlı bağlantı yöntemiyle görüştü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan; Anjiyo Laboratuvarı’ndan Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez ve Doç. Dr. Fatih Uzun’dan, Radyasyon Onkolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. Tevfik Fikret Çermik ve Doç. Dr. Didem Karaçetin’den, ameliyathaneden Prof. Dr. Ali Can Hatemi’den ve Doç. Dr. Ömür Günaldı’dan bilgi aldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurdele kesimi öncesinde, hastaneye ulaşım konusunda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının talimatlandırıldığını, süratle metronun tamamlanıp hizmete gireceğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra, açılış kurdelesini; Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, eski Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Japonya’nın Ankara Büyükelçisi Akio Miyajima, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya ve yüklenici firma temsilcileriyle kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali birinci ünitesinin açılışını gerçekleştirdi 0 88014

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali birinci ünitesinin devreye alma törenine video konferansla katılarak, bir konuşma gerçekleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserin projesinden inşasına tüm safhalarında emeği geçenlere teşekkür ederek, 2008’den bu yana kredisinden inşasına her aşamasında pek çok engellemeyle karşılaşılan barajın kararlılık sayesinde Türkiye’ye kazandırıldığını söyledi.

“Türkiye için Güneydoğu Anadolu Bölgemiz için ve bilhassa bu tesisten doğrudan faydalanacak şehirlerimiz için bugün, bayram günüdür” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin çiftçileri için en önemli sulama imkânlarından içme suyuna, enerjiye varıncaya kadar her şeyin bu barajda mümkün olduğunu kaydetti.

“ILISU BARAJI’NDAN ESECEK REFAH VE HUZUR RÜZGÂRI BU TOPRAKLARDA KENDİNİ HİSSETTİRECEKTİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karşımızda 18 yıldır tavizsiz uyguladığımız laf değil eser üretme siyasetimizin somut bir örneği duruyor. Kendi ülkesini yabancılara şikâyet edenlere, kendi halkına silah çekenlere, kendi insanının kanını dökenlere verdiğimiz en güzel cevap işte, bu muhteşem eserdir. Ilısu Barajı’ndan esecek barış, kardeşlik, refah ve huzur rüzgârı inanıyorum ki asırlar boyunca bu topraklarda dalga dalga kendini hissettirecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplam yıllık enerji üretim kapasitesi 4,1 milyar kilovatsaat olan hidroelektrik santralinin ilk etapta 200 megavat gücündeki birinci ünitesinin hizmete alındığını belirterek, şu bilgileri paylaştı: “Her ay bir türbini hizmete vermek suretiyle yılsonuna kadar Ilısu’yu tam kapasite faaliyete geçireceğiz. Ilısu’nun maliyeti, yeniden yerleşim, tarihî ve kültürel varlıkların korunması, inşaatı ve diğer harcamalarıyla birlikte toplamda 18 milyar lirayı buldu. Barajın inşası konusunda en çok istismar edilen Hasankeyf başta olmak üzere tüm tarihî ve kültürel varlıklar özenle korunmuştur. Sadece bu tür çalışmalar için 200 milyon liralık bir kaynak kullanılmıştır. Bu tesisin ekonomimize yıllık katkısının ise 2,8 milyar lira olmasını bekliyoruz. Temelde yüksekliği 135 metre, toplam su depolama hacmi 10,6 milyar metreküp olan Dicle Nehri’ne taktığımız bu nadide gerdanlık, GAP’ın da en önemli unsurlarından biridir.”

“1,1 MİLYAR KİLOVATSAAT ENERJİ ÜRETECEK, 765 BİN DEKAR ARAZİYİ SULAYABİLECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ilısu Barajı’nın bin 200 megavatlık toplam kurulu gücüyle Türkiye’nin en büyük dördüncü ve dolgu hacmi bakımından da ikinci barajı olduğuna dikkati çekerek, “Beton kaplı kaya dolgu baraj tipinde ise Ilısu, dünyada bir numaradır. Burada toplanan suları yakında inşa edeceğimiz Cizre Barajı’na bırakarak hem 1,1 milyar kilovatsaat enerji üretecek hem de 765 bin dekar araziyi sulayabileceğiz” diye konuştu.

Ilısu Barajı’nın, buradan en büyük faydayı görecek olan Diyarbakır, Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak’taki vatandaşlara hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Cumhuriyet tarihi boyunca siyasi ve sosyal tartışmaların içinde kaybolup giderken çağın temel hizmetlerinden mahrum kalan milletin çok büyük acılar çektiğini anlattı.

Türkiye’yi 18 yılda eğitim, sağlık, adalet ve emniyet gibi dört temel taş üzerinde yükselttiklerini, ulaşım, tarım alanlarında güçlenen bir Türkiye inşa ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin her seçimde artan bir oranda kendilerine destek verdiğini kaydetti.

Demokrasilerini güçlendirirken ekonomilerinin altyapısını da makro düzeyde dünyanın en üst ligine çıkma hedefine uygun seviyelere getirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitim, sağlık, adalet ve emniyet temelinde ülkeyi kalkındırırken ulaşımdan tarıma, enerjiden turizme hiçbir alanı ihmal etmediklerinin altını çizdi.

“TÜRKİYE, 2002 YILINDA 276 BARAJA SAHİPTİ, BUNA 585 BARAJ DAHA EKLEDİK”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun en somut örneklerini sulama ve enerji yatırımlarında görmenin mümkün olduğuna dikkati çekerek, “Geçtiğimiz 18 yılda toplam 8 bin 362 tesisi ülkemize kazandırdık. Türkiye, 2002 yılında 276 baraja sahipti. Biz buna 585 baraj daha ekledik” dedi.

Türkiye’nin 2002 yılında 97 hidroelektrik santraline sahip olduğunu, buna 584 santral daha eklediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ne demektir biliyor musunuz? Yenilenebilir enerjide Türkiye, dünyada devrim gerçekleştiren ülkelerin başında gelen ülkelerden bir tanesidir” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin 2002 yılında 228 sulama göletine sahip olduğunu, buna 385 gölet daha eklediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 2002 yılında 84 içme suyu tesisine sahip olduğunu, buna 247 tesis daha ekleyerek ülkeye 4,5 milyar metreküpe yakın sağlıklı içme suyu kazandırdıklarını söyledi.

Türkiye’nin 18 yılda, 18 milyon dekar araziyi daha sulamaya açarak, üretimini katladığını, bereketlendirdiğini, aynı başarılı fotoğrafı tüm hizmet ve yatırım alanlarına teşmil etmenin mümkün olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bitenlerin yanı sıra hâlen inşası süren, tamamlanmak üzerinde olan ve proje aşamasında olan pek çok yatırımın bulunduğunu belirtti.

Sadece 2020 yılında inşası tamamlanan 403 tesisi hizmete sunmayı planladıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, hizmete alacakları bu yatırımların ülkeye katkısının zirai gelirde 14 milyar lira, enerjide 28,5 megavat kurulu güç, taşkın korumada 4,5 milyon dekar, içme suyunda 4,5 milyon metreküp, toplulaştırmada 4,2 milyon hektar olduğunu, hepsinin resmi açılışlarını önümüzdeki haftalar ve aylar içinde gerçekleştireceklerini kaydetti.

“EKİLMEMİŞ TEK KARIŞ TOPRAK, HAREKETE GEÇİRİLMEMİŞ EN KÜÇÜK BİR POTANSİYEL BIRAKMADAN HEP BİRLİKTE YENİ DÖNEME HAZIRLANACAĞIZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkeye ve millete hizmet yolunda “durmak yok, yola devam” anlayışıyla gece gündüz eser üretmeye devam edeceklerini dile getirerek, konuşmasına şöyle devam etti: “Sokağa çıkma sınırlamalarını, ülkede hayatı tümüyle durdurmak değil, insan hareketliliğini azaltarak salgının yayılmasını engellemek için getirdiğimizi tekrar hatırlatmak istiyorum. İçişleri Bakanlığımızın genelgesinde temel ihtiyaçlar ve üretimlerle ilgili sektörler başta olmak üzere sokağa çıkma sınırlamasının dışında tutulan kesimler, teker teker sayılmıştır. Bunlar arasında tarım ve hayvancılık kesimi de vardır. 23 Mayıs’ta başlayıp, bayramın son günü olan 26 Mayıs gecesine kadar uygulanacak sokağa çıkma kısıtlamasının dışında kalanlar arasında bitki ve hayvan üretimiyle iştigal eden vatandaşlarımız da bulunuyor. Örneğin ne Isparta’daki gül yetiştiren ne Karadeniz’in Artvin, Rize, Trabzon, Ordu, Giresun’daki çay toplayan, ne ülkemizin dört bir yanında hububatını eken, tarlasını sulayan, hayvanını otlatan üreticilerimiz için herhangi bir kısıtlama yoktur. Hep söylediğim gibi ülkemizde ekilmemiş tek karış toprak, harekete geçirilmemiş en küçük bir potansiyel bırakmadan hep birlikte çok çalışarak yeni döneme hazırlanacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Koronavirüs döneminde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, hastalara şifalar dileyerek, Perşembe günü Başakşehir’de Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin, Yeşilköy’de Prof. Dr. Murat Dilmener Hastanesi’nin, Hadımköy’de Dr. İsmail Niyazi Kurtulmuş Hastanesi’nin, Sancaktepe’de Feriha Öz Acil Durum Hastanesi’nin açılışlarının yapılacağını vurguladı.

Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali’nin, ülkeye, bölgeye, millete hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, barajın yapımında emeği geçen başta Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve ekibine, DSİ’de görev yapanlara, katkı sunanlara teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından direktifleriyle, elektrik üretecek türbininin açılışını gerçekleştirildi.

SON DAKİKA HABERLER