Gazetesi

Cumhurbaşkanı Erdoğan“BM Güvenlik Konseyi, yaşanan zulümlere seyirci kalan bir yapıya bürünmüştür” 0 888072

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, “BM, 73 yıllık geçmişinde, hiç de küçümsenemeyecek çalışmalar yürütmüş, başarılar elde etmiştir. Ancak zaman içinde Birleşmiş Milletlerin, insanlığın barış ve refah beklentilerini karşılamaktan uzaklaştığı da bir gerçektir. Özellikle Güvenlik Konseyi, sadece veto hakkına sahip beş üyenin çıkarlarına hizmet eden, dünyanın diğer bölgelerinde yaşanan zulümlere seyirci kalan bir yapıya bürünmüştür” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD’nin New York şehrinde Birleşmiş Milletler 73. Genel Kurulu’na katılarak bir konuşma yaptı.

“BM, 73 YILLIK GEÇMİŞİNDE KÜÇÜMSENEMEYECEK BAŞARILAR ELDE ETTİ”

Konuşmasında bu yılki Genel Kurul toplantısının, Birinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 100. yıl dönümünde gerçekleştirildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savaşın ardından kurulan Milletler Cemiyeti, İkinci Dünya Savaşı sonrasında yerini Birleşmiş Milletlere bırakmıştır. Birleşmiş Milletler, 73 yıllık geçmişinde, elbette hiç de küçümsenemeyecek çalışmalar yürütmüş, başarılar elde etmiştir” dedi.

Zaman içinde Birleşmiş Milletlerin, insanlığın barış ve refah beklentilerini karşılamaktan uzaklaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle Güvenlik Konseyi, sadece veto hakkına sahip 5 üyenin çıkarlarına hizmet eden, dünyanın diğer bölgelerinde yaşanan zulümlere seyirci kalan bir yapıya bürünmüştür” şeklinde konuştu.

“MAZLUM FİLİSTİNLİLERİN YANINDA YER ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Bosna, Ruanda, Somali, Myanmar ve Filistin’de yapılan katliamların, hep Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin gözü önünde gerçekleştirildiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şu değerlendirmelere yer verdi: “Filistinlilere uygulanan zulme ses çıkartmayanların, onlara yapılan yardımları kısma konusundaki gayretleri, sadece zalimlerin cesaretini artırmaktadır. Tüm dünya arkasını dönse bile Türkiye olarak biz, mazlum Filistinlilerin yanında yer almaya, ilk kıblemiz Kudüs’ün tarihî ve hukuki statüsüne sahip çıkmaya devam edeceğiz.”

Dünyanın pek çok yerinde, etnik temizlikten toplu katliamlara kadar, hiç kimsenin görmek istemediği sahnelerin her gün yeniden ortaya çıktığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıktan eğitime, gıdadan kültüre kadar, BM çatısı altında yürütülen çalışmaların hepsiyle ilgili bir tatminsizlik hâlinin mevcut olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Böyle önemli bir yapının, adı sürekli başarısızlıklarla anılan bir kurum hâline gelmesine bizim gönlümüz rıza göstermiyor. İşte bu sebeple her fırsatta, Güvenlik Konseyi başta olmak üzere, Birleşmiş Milletlerin yapısında ve işleyişinde kapsamlı bir reforma gidilmesi gerektiğini söylüyoruz” dedi.

“DÜNYA BEŞTEN BÜYÜKTÜR DERKEN İNSANLIĞIN ORTAK VİCDANININ SESİ OLDUĞUMUZA İNANIYORUZ”

“Dünya beşten büyüktür derken de insanlığın ortak vicdanının sesi olduğumuza inanıyoruz. Zira artık dünya, 2. Dünya Savaşı sonrasının şartlarında değil. Burada 194 ülkeden temsilciler var. Niçin bu 194 ülkenin tamamı da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde temsil eden durumuna gelmesin? Niçin hepsi de daimi üye olma –dönerli olarak- konumuna gelmesin? Sadece beş üye, diğerleri maalesef geçici; onların da orada hiçbir inisiyatifi yok. Birleşmiş Milletler reformunun sadece bütçeyle sınırlı tutulması, gerçek sorunların çözümüne katkı sağlamayacağı gibi, kimseyi de mutlu etmeyecektir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan dünyanın geleceği için çok önemli gördüğü bu kurumun, asıl görev alanları olan güvenlik, kalkınma, sosyal eşitlik konularında etkinliğinin artırılmasına ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.

Türkiye olarak, yaşanılan coğrafyadan başlayarak dünyaya doğru bakıldığında Birleşmiş Milletler vasıtasıyla yapılabilecek çok önemli işler olduğunu gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her şeyden önce, bizim anlayışımıza göre, dünyanın düzenini, kurtuluşunu ve mutluluğunu sağlayacak olan adalettir. Medeniyetimizde, ‘adalet dairesi’ diye ifade ettiğimiz, toplum, hukuk, devlet yönetimi, devlet gücü, ekonomi ve adalet arasındaki ilişkinin en doğru şekilde kurulup işletilmesini esas alan bir çember vardır. Hepsi de birbiriyle ilişkili olan bu dairenin zincirleri, günümüz dünyasında pek çok yerde paramparça olmuştur. Bugün dünyamızın siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarsızlıkların pençesinde kıvranıyor olmasının sebebi işte budur” ifadelerini kullandı.

“GELİN, GELECEK NESİLLERE UMUT AŞILAYACAK BİR KÜRESEL YÖNETİM SİSTEMİ KURALIM”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hepimizin huzurlu ve güvenli geleceği için, insanlığın adalet arayışıyla başlayan mücadelesini, adaletin tesisiyle sonuçlandırmayı başarmak mecburiyetindeyiz. Bugün dünyanın en zengin 62 kişisinin mal varlığı, toplam nüfusun yaklaşık yarısına yani 3,6 milyar insana denk ise, burada bir sorun var demektir. Dünyada 821 milyon insan çoğu gece aç bir şekilde uykuya dalarken, 672 milyon kişiye obezlik teşhisi konuyorsa, burada bir sorun var demektir. Farklı coğrafyalarda 258 milyon kişi daha insani şartlarda yaşamak için yollara dökülüyorsa, 68 milyon kişi zorla yerlerinden ediliyorsa, burada bir sorun var demektir. Afrika’da doğan bir çocuğun ömrünün ilk aylarında ölme ihtimali, bu şehirde doğan bir çocuğa göre 9 kat daha fazlaysa, burada bir sorun var demektir” şeklinde konuştu.

Anadolu’nun ortasındaki Konya’dan yaktığı ışıkla tüm dünyadaki gönülleri aydınlatan Hazreti Mevlana’nın, adaleti, ‘Bir şeyi yerli yerine koymak’, yani hakkı sahibine vermek olarak tanımladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelin, bu dünyada her şeyi yerli yerine konulmasını sağlamak için Birleşmiş Milletleri insanlığın adalet beklentisinin sözcüsü ve uygulayıcısı hâline getirelim. Gelin, ezilene kalkan olacak, aç ve açıkta kalana el uzatacak, gelecek nesillere umut aşılayacak bir küresel yönetim sistemi kuralım” çağrısında bulundu.

BM kürsüsünde söylenen sözlerin, yapılan tespitler ve ortaya konan tekliflerin, ancak böyle bir anlam ifade edeceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Çünkü yine Hazreti Mevlana’ya göre zalim, üzerine düşen görevleri yerine getirmeyen kişidir. Birleşmiş Milletleri zulmün değil adaletin kaynağı hâline getirmek istiyorsak, üzerimize düşen görevlere daha sıkı sarılmalıyız.”

“İNSANİ DİPLOMASİ İLE DAHA ADİL BİR DÜNYA İÇİN ÇABA GÖSTERİYORUZ”

Türkiye’nin, hâlen uyguladığı küresel insani diplomasi ile daha adil bir dünya için elinden gelen çabayı gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye sınırları içinde 3,5 milyonu Suriyeli olmak üzere 4 milyondan fazla sığınmacının, dünyada başka örneği olmayan hizmetler sunularak misafir edildiğini kaydetti.

Sadece Suriyeli sığınmacılar için bugüne kadar harcanan tutarın 32 milyar doları bulduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ayrıca, Suriye’de daha önce emniyet altına aldığımız Cerablus, Rai, El Bab, Afrin bölgeleriyle, İdlip çatışmasızlık bölgesindeki milyonlarca kişiye de her türlü insani yardımı yapıyoruz. Ülkemizde okula giden Suriyeli öğrenci sayısı 600 binin üzerindedir. Vatandaşlarımıza verdiğimiz ilaç dâhil tüm sağlık hizmetlerinden, ülkemizdeki sığınmacılar, hiçbir ayrım yapılmaksızın, ücretsiz olarak yararlanabiliyor. Kamplarda kalan sığınmacıların ise ihtiyaçlarının tamamını karşılıyoruz” dedi.

“TÜRKİYE ÇOK ÖNEMLİ İNSANİ KALKINMA YARDIMLARI GERÇEKLEŞTİRİYOR”

Buna karşılık uluslararası kuruluşlardan 600 milyon dolar, Avrupa Birliği’nden 1,7 milyar Avro düzeyinde destek aldıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Avrupa Birliği’nin 3 milyar Avro 3 milyar Avro tutarındaki destek vaadi proje şartına bağlandığı için, yeteri kadar etkin şekilde kullanamıyoruz. Hâlbuki biz, sığınmacılara verdiğimiz hizmetleri, her gün ve herhangi bir projeye bağlı olmaksızın kesintisiz olarak devam ettiriyoruz. Sığınmacılara sağladığı imkânlarla, Avrupa başta olmak üzere dünyanın büyük bir mülteci akınına uğramasının önüne geçen Türkiye’ye, daha fazla ve daha esnek şartlarda destek verilmesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin, sınırları içinde ve ötesindeki sığınmacılar yanı sıra dünyanın dört bir yanında çok önemli insani kalkınma yardımları gerçekleştirdiğini de ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının devamında şunları söyledi: “Bu yıl itibariyle Türkiye, toplam kalkınma yardımlarında dünyada altıncı, insani yardımlarda ise ilk sırada yer almaktadır. Ekonomik büyüklük olarak dünyada 17. sırada yer alıyor olmamıza rağmen, kalkınma ve insani yardımlarda ilk sıralarda bulunmamız, ülke olarak bu konuya verdiğimiz önemin ifadesidir.”

ÖNCEKİ HABERSONRAKİ HABER

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Cumhurbaşkanı Erdoğan , “Salgın etkisini yitirip taşlar yerine oturdukça, Türk ekonomisi yeni rekorlara koşmaya devam edecektir” 0 88948

DEV YATIRIMLAR :

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’te toplu açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Salgın etkisini yitirip taşlar yerine oturdukça, Türk ekonomisi yeni rekorlara koşmaya devam edecektir. Türkiye, sadece sağlık turizminde değil, ihracattan üretime, tarımdan sanayiye birçok alanda salgın sürecinden güçlenerek çıkacaktır” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep 5. Organize Sanayi Bölgesi’nde 300 fabrikanın toplu açılış törenine katılarak, bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 1,5 yıllık bir hasretin ardından tekrar Gaziantep’te bulunmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, Gaziantep halkına, destekleri, duaları, şahsına gösterdikleri teveccühleri için teşekkür etti.

“FABRİKALAR, GAZİANTEP’İN İHRACATINA 1 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE KATKI SAĞLAYACAK”

Açılışı yapılan fabrikaların tekstil, gıda ve ambalaj sektörlerinde yoğunlaştığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplamda 15 milyar liralık yatırım bedeliyle hizmete giren bu fabrikalarda, 45 bin vatandaşımız doğrudan istihdam imkânına kavuştu. Dolaylı istihdamı da hesaba kattığımızda bu sayı 100 bini aşıyor. Tabii işin bir de dış ticaret ve döviz kazandırma boyutu var. Tam kapasite üretime geçilmesiyle bu fabrikaların, Gaziantep’in ihracatına 1 milyar doların üzerinde katkı sağlaması bekleniyor” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, görüştüğü, bir araya geldiği iş inanlarına Gaziantep’i örnek bir şehir olarak gösterdiğini belirterek, “Afrika’dan Ortadoğu’ya, Avrupa’dan Asya ve Amerika’ya kadar dünyanın 100’ü aşkın ülkesinde sizlerin ürünleriyle karşılaşıyoruz. Sadece tekstilde değil, gıdadan kimyaya, ambalajdan metal ve makine sanayiine uzanan çok geniş bir yelpazede Gaziantepli firmalarımız ihracat gerçekleştiriyor. İhracatta Türkiye’nin marka şehirlerinden olan Gaziantep’in, önümüzdeki dönemde bu başarı grafiğini daha da yukarıya taşıyacağına inanıyorum” dedi.

Açılışı yapılan fabrikaların yatırımcıların özgüveninin ne kadar yüksek olduğuna, geleceğe ne denli büyük bir umutla ve heyecanla baktığına işaret ettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İçinden geçtiğimiz şu kritik dönemde, ülkemizin ihtiyaç duyduğu şey işte bu motivasyondur, bu heyecandır, bu dinamizmdir” ifadesini kullandı.

“SALGIN BERABERİNDE ÇEŞİTLİ ZORLUKLAR GETİRSE DE YENİ FIRSAT PENCERELERİ DE AÇIYOR”

Şeamet tellallarına kulak asmadan, milletle birlikte çalışmaya, üretmeye, şehirlere ve ülkeye yatırım yapmaya devam ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Türkiye’nin, son 18 yılda hangi girdaplardan, hangi saldırılardan, hangi tuzaklardan sıyrılarak bugünlere geldiğini en iyi sizler biliyorsunuz. Bugüne kadar, 2008 küresel krizinden bölgemizdeki çatışmalara, terörden darbe girişimine ülkemizi ve bağımsızlığımızı hedef alan birçok saldırıyı, hamdolsun, başarıyla bertaraf ettik. Altyapı ve hizmet alanlarındaki yatırımlarımızla Cumhuriyet tarihimizin tamamında yapılanları üçe, beşe, hatta ona katladık. Tüm bunları birbirimize inandığımız, birbirimize güvendiğimiz, tam bir dayanışma içinde hareket ettiğimiz için yapabildik. Karşılaştığımız tüm badirelerin üstesinden, Türkiye’nin tökezlemesi için ellerini ovuşturan bir güruhun engelleme çabalarına rağmen geldik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, koronavirüs salgınıyla mücadelede Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’nin sağladığı avantajları en iyi şekilde değerlendirdiklerini belirterek, aldıkları tedbirler sayesinde, bu salgının Türkiye’yi sıkıntıya düşürmesine, tökezletmesine müsaade etmediklerini vurguladı.

Kamu hizmetlerinin aksamasına izin vermedikleri gibi toplumun hiçbir kesimini de yalnız bırakmadıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ekonomik İstikrar Kalkanı paketiyle vatandaşları, esnafı ve firmaları salgının etkilerine karşı korumaya aldıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın sebebiyle gelişmiş ülkelerin dahi içine kapandığı günlerde, biz sanayicimizle, ticaret erbabımızla birlikte hareket ederek yeni pazarlara açılmanın, müşteri yelpazemizi genişletmenin mücadelesini verdik. Sanayicimizle bir araya geldikçe, üreticilerimizi dinledikçe şu gerçeği net olarak görüyoruz. Her ne kadar bu salgın beraberinde çeşitli zorluklar getirse de iş dünyamızın önünde yeni fırsat pencereleri de açıyor” diye konuştu.

“TÜRK ŞİRKETLERİ, KALİTELİ ÜRÜNLERİ VE REKABETÇİ FİYATLARIYLA GİDEREK DAHA ÇOK TAKDİR TOPLUYOR”

Türk şirketlerinin, kaliteli ürünleri, rekabetçi fiyatları, coğrafi avantajları ve güvenirlikleriyle giderek daha çok takdir topladığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Uluslararası şirketlerin alternatif üretim üssü arayışlarında, Türkiye’nin adı artık daha fazla zikrediliyor. Sanayisi, üretim kapasitesi, nitelikli işgücü, üç kıtayı birleştiren stratejik konumu, sağlık ve ulaşım altyapısı ile ülkemizin yıldızı daha çok parlıyor. Salgın etkisini yitirip taşlar yerine oturdukça, Türk ekonomisi yeni rekorlara koşmaya devam edecektir. Daha önce ifade ettiğim gibi Türkiye, sadece sağlık turizminde değil, ihracattan üretime, tarımdan sanayiye birçok alanda salgın sürecinden güçlenerek çıkacaktır” dedi.

Özel sektörün ekonominin en önemli itici gücü olduğunu, bunun için 18 yıldır Türkiye ekonomisini özel sektör eliyle büyütmeye çalıştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıkları yatırımlar ve gerçekleştirdikleri düzenlemelerle özel sektörün önündeki engelleri kaldırarak iş insanlarını ve firmaları desteklediklerini, teşvik ettiklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İş dünyamızın önünü açan, işlerini kolaylaştıran, büyüten, geliştiren, rekabet gücünü artıran her adımı ülkemiz ve milletimiz için kazanç olarak gördük. Özel sektörümüz de bizim açtığımız yoldan ilerleyerek ülkemizin ekonomik büyümesinin lokomotifi oldu. Kamu-özel ortaklığı ve dayanışmasına dayanan bu süreci ‘Türkiye modeli’ diye tanımlıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜRKİYE’NİN KÜRESEL ÖLÇEKTE İŞ YAPAN FİRMA SAYISI ÇOĞALMALI”

Türkiye’nin küresel ölçekte iş yapan firma sayısının çoğalması gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Her kim 21’inci yüzyıl Türkiye’sinde özel sektörü düşmanlaştırıyorsa, onun ülkemizin kalkınması ile ilgili bir hassasiyeti yoktur. Her kim şirketlere el koymaktan bahsediyorsa onun amacı ülkemizin yeniden bataklığa saplanmasıdır. Her kim devlet ile özel sektörün iş birliğini acımasızca eleştiriyorsa onun hedefi Türkiye’yi yurt dışına bağımlı kılmaktır” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin kalkınmasını, güçlenmesini, ekonomik ve ticari bakımdan gelişmesini savunan hiç kimsenin özel sektöre düşmanlık yapmayacağına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Bazı siyasi parti temsilcilerinin son dönemde yaptıkları özel sektör karşıtı açıklamaları aslında bunların zihin kodlarını ortaya koymaktadır. Gerçi bunların mazisinde savunma sanayi başta olmak üzere her alanda özel sektör karşıtlığının birçok örneği vardır. Ülkemizin yetiştirdiği en vizyoner insanlardan olan Nuri Demirağ’ın uçak fabrikası bizzat dönemin tek parti iradesi tarafından kapatılmıştır. Merhum Nuri Killigil’in modern silah ve cephane fabrikasını sabote eden yine tek parti zihniyetinden başkası değildir. Devrim arabalarının engellenmesinden, Gümüş Motor Projesinin akim bırakılmasına kadar ülkemize çağ atlatacak birçok hamlenin sabote edilmesinde aynı vesayetci zihniyetin silüeti vardır. 28 Şubat döneminde sermayeyi ‘yeşil, gri, beyaz’ diyerek renklere ayırarak ekonomimizin altını oyanlarda yine bu faşist ideolojinin mensuplarıdır. Aradan geçen onca zamana, milletten yedikleri onca silleye rağmen maalesef bu zihniyet değişmemekte ısrar etmektedir. Kendileri bilirler, milletimiz vakti saati geldiğinde bunları da siyaset arşivinin tozlu raflarına kaldırmakta tereddüt etmeyecektir.”

“Türkiye kamu tarafı ve özel sektörüyle ne kadar güçlü olursa, sosyal dokusu ve ekonomisiyle ne kadar sağlam olursa geleceğine de o derece güvenle bakacaktır” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, organize sanayi bölgelerinin sayısını 193’ten 320’ye çıkardıklarını, büyük ölçekli yatırımlara yönelik endüstri bölgelerini devreye aldıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Teknopark sayısını 5’ten 85’e yükseltirken 600’ün üzerinde AR-GE ve Tasarım Merkezi kurulmasını sağladıklarının altını çizerek. Gaziantep’in tüm bu imkânları en iyi şekilde kullanan ve en büyük atılımı yapan şehirlerin başında geldiğini kaydetti.

“HEDEFİMİZ GAZİANTEP’İ ÇOK DAHA İLERİLERE TAŞIMAKTIR”

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gaziantep ihracatı 2004 yılında 1,2 milyar dolar düzeyindeyken 2019 yılında bu rakam 7,5 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde şehrin toplam millî geliri 8,5 milyar liradan 70 milyar liraya yakın bir seviyeye yükseldi. Hedefimiz Gaziantep’i çok daha ilerilere taşımaktır. Birliğimize, beraberliğimize, kardeşliğimize, dayanışmamıza sıkı sıkıya sarıldığımızda aşamayacağımız hiçbir engel yoktur” diye konuştu.

Gençlerin ve çocukların teknolojiyle iç içe olmasını istediklerine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep’te bir Dene-Yap Türkiye Teknoloji Atölyesi kurulduğunu, ortaokul ve lise seviyesindeki öğrencilerin burada tasarım, robotik kodlama, yapay zekâ ve siber güvenlik gibi alanlarda ücretsiz eğitimler aldıklarını kaydetti.

Gaziantep’teki tüm okulların TÜBİTAK popüler bilim yayınlarına kavuştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep Valiliği, TÜBİTAK ve Şahinbey Belediyesi iş birliği ile anaokulları dâhil olmak üzere şehirdeki bin 111 okulun tamamına 200 bin TÜBİTAK kitabını teslim ettiklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara ve Bursa’dan sonra Gaziantep’te 1 model fabrika kurulacağı müjdesini vererek, Kasım ayında bu fabrikanın açılacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, beraberindekilerle tesislerin açılışını yaptı. Açılışta kesilen kurdele, programın yapıldığı alana getirilen yerli makinada üretildi.

HACI AHMET ZİYLAN EĞİTİM MERKEZİ AÇILIŞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı Hacı Ahmet Ziylan Eğitim Merkezi Müdürlüğünün açılış törenine de katılarak, Merkezin açılış kurdelesini kesti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin hedeflerine ulaşmak için üreten, somut neticelere ulaşan başarılı gençlere ve insanlara ihtiyacı bulunuyor” 0 88947

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST 2020’de yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin, hedeflerine ulaşmak için tasarlayan, üreten, geliştiren, somut neticelere ulaşan başarılı gençlere, başarılı insanlara ihtiyacı bulunuyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının öncülüğünde Gaziantep Ortadoğu Fuar Merkezi’nde düzenlenen, TEKNOFEST 2020’ye katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Havacılık Uzay ve Teknoloji Festivali TEKNOFEST’in Gaziantep’e, Türkiye’ye ve özellikle gençlere hayırlı olmasını dileyerek, etkinliği düzenleyen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfına teşekkür etti.

“ÜRETMEK İSTEYEN HERKESE ARADIĞI FIRSATI SUNDUK”

TEKNOFEST’e ev sahipliği yapmak için neredeyse her ilden talep geldiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunun üzerine TEKNOFEST’in tek rakamlı yıllarda İstanbul’da, çift rakamlı yıllarda ise diğer şehirlerimizden birinde yapılmasına karar verildi” açıklamasında bulundu.

Tüm alanlarda dereceye giren takımları ve yarışmacıları tebrik ederek azim ve başarılarının devamını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Salgın sebebiyle bu festival alışık olduğumuz büyük kalabalıklar yerine daha sınırlı gruplarla gerçekleştirildi. Ancak bu durum TEKNOFEST heyecanının ülkemizi ve gençlerimizi sarmasına engel teşkil etmedi. Şu karşımdaki kalabalık, bu manzara sizlerin azmini ve kararlılığı hiçbir virüsün, hiçbir engelin, hiçbir tehdidin durduramayacağını gösteriyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yıl TEKNOFEST’e 81 ilin yanı sıra 84 ülkeden 20 binin üzerinde takım ve 100 bin yarışmacı başvurusu olduğunu bildirerek şöyle devam etti: “Festivalin paydaş sayısının 14’ten 63’e yükselmesi bu heyecanın çocuklarımız ve gençlerimizle birlikte ülkemizdeki her kesimi sardığının ispatıdır. Gençlerimize duyulan güvenin ifadesi olan bu tablo, bize özgün fikirler geliştiren, çalışan, üreten, azmeden herkesin ihtiyacı olan mecrayı bulabileceğini söylüyor. Esasen bu Türkiye’nin son 18 yıldaki hikâyesinin de bir özetidir. Uzun bir ihmal edilmişlik döneminin ardından batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine ülkemizin her köşesini kalkındırırken, aynı zamanda üretmek ve kazanmak isteyen herkese aradığı fırsatı sunduk. Türkiye’nin altyapı, insan gücü, üretim ve ihracat seviyesinin geldiği yer bu fırsatın en güzel şekilde değerlendirildiğinin işaretidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Edirne’de Lagari Hasan Çelebi’nin izinden gidip roket bilimine merak saran gencimizin kendini ifade edip kabiliyetini ortaya koyabileceği yer işte burasıdır. Şırnak’ta Cezeri’nin birikimini yaşatma hayali kuran evladımızın robotik alanındaki becerilerini gösterebileceği yer işte burasıdır. Trabzon’da Hezarfen Ahmed Çelebi’nin gayretiyle havacılığa yönelen çocuğumuzun tutkusunu gerçeğe dönüştürebileceği yer işte burasıdır. Sahip olduğumuz medeniyet miraslarını teknoloji boyutunda yeniden ayağa kaldırmak isteyen herkese aradığı fırsatı sağlayan yer işte burasıdır” diye ekledi.

“HER ALANDA ÇIĞIR AÇACAK YENİLİKLER BURADA TOHUMLANACAKTIR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD’deki yarışmada başarılı olup, yaptıkları uydu Aralık ayında uzaya fırlatılacak olan Grizu Takımı’nın T-3 Vakfının desteklediği takımlardan biri olduğuna işaret ederek, insansız sualtı sistemleri yarışmasında ipi göğüsleyen TEKNOFEST ekibinin de şimdi uluslararası alanda rekabet edecek özgün sistemler geliştirdiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İki defa roket takımı birinciliği kazanan gençlerimiz bu başarılarını girişime dönüştürmeye hazırlanıyor. Yapay zekâ girişimi kurarak dünya çapında başarılar için kolları sıvayan gençlerimiz TEKNOFEST’in lise seviyesi birincileriydi. Bu yılki yarışmacılarımızdan da önümüzdeki dönemde benzer başarılara imza atacaklar elbette çıkacaktır. Evet, yapay zekâdan siber güvenliğe kadar her alanda çığır açacak yenilikler işte burada tohumlanacak, filiz bulacak, kök ve boy salacaktır” dedi.

“TEKNOLOJİNİN EN BÜYÜK SERMAYESİ ÜRETKEN ZİHİNLERDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekâ, blok zincir, siber güvenlik, nesnelerin interneti gibi yeni gelişen alanlar başta olmak üzere, teknolojinin her boyutunda benzer başarıların kazanılmaması için hiçbir sebep bulunmadığının altını çizerek, “Teknolojinin en büyük sermayesi üretken zihinlerdir, diğer her şey bunun ardından gelir” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin insansız hava araçları alanında dünyanın sayılı ülkeleri arasına girdiğine vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, benzer bir başarıyı otomobilde ve uçan arabalarda da yakalanacağına inandığını söyledi.

“TEKNOLOJİNİN HIZINA YETİŞMEK ARTIK BİR TERCİH DEĞİL, MECBURİYET HÂLİNİ ALMIŞTIR”

“Biz Türkiye’yi 2023 hedefleriyle buluşturmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Gençlerimiz de inşallah 2053 ve 2071 vizyonlarıyla bu tohumları ulu çınarlara dönüştüreceklerdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Sizlerin potansiyelini, azim ve kararlılığını ülkemizin en büyük avantajı olarak görüyoruz. Dene-yap atölyelerinden TEKNOFEST’e, bütün bunlara kadar tüm platformları da bu potansiyeli desteklemek amacıyla oluşturuyoruz. Bu karşılık ülkemizde bazılarının hâlâ millî teknoloji hamlemizi küçümsediklerini, hatta ellerinden gelse yok etmeye niyetli olduklarını teessürle takip ediyoruz. Hâlbuki dünya büyük bir dijital devrim sürecinden geçiyor, teknolojinin hızına yetişmek artık bir tercih değil, mecburiyet hâlini almıştır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Daha önemlisi, yaşadıklarımız bize bu değişimi yerli ve millî imkânlarla gerçekleştirmemizin de şart olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin teknolojiyi tasarlayan, geliştiren, üreten bir ülke olması gerektiği konusundaki ısrarımızın ve gayretlerimizin gerisinde bu hakikat ve tecrübe var. Cumhurbaşkanlığımızın bünyesinde faaliyet geçirdiğimiz Dijital Dönüşüm Ofisi başta olmak üzere pek çok yapıyı bu amaçla kurduk veya dönüştürdük. Teknoloji devrimini gençlerimizle birlikte yürütme çabamız ise bu değişimi uzun soluklu kılma ve enerjik bir şekilde hayata geçirme anlayışımızın, evet, bir kaynağıdır, buradan kaynaklanıyor. Sizler hayallerinizde ısrarcı olursanız, geleceğin teknolojilerinin Türk malı damgasıyla tasarlanıp üretileceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

“BİZİM MEDENİYETİMİZ İLİM MEDENİYETİDİR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar hep gençlere güvendiklerini ifade ederek, “Sevgili gençler; bizim medeniyetimiz insan medeniyetidir, ilim medeniyetidir, irfan medeniyetidir, hikmet medeniyetidir, bu kavramların ifade ettiği ruhtan koptuğumuz dönemlerde teknoloji çıktıları başta olmak üzere her alanda geriledik. Dikkatinizi çekmiştir, sık sık maziden atiye köprü kurmak ifadesini kullanıyorum. Bu, öylesine söylenen bir belagat cümlesi değildir. Geçmişini bilmeyen bugün nerede durduğunu ve gelecekte nereye yönelmesi gerektiğini de bilemez” değerlendirmesinde bulundu.

“Bilim araştırmadır, araştırma kavramının da tam tercümesi yeniden keşfetmedir” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu gerçeğin araştırmanın ve gelişmenin sınırı bulunmadığını ifade ettiğini, teknolojiye gönül veren gençlerin de bu mümbit ve geniş alanın neresinden ilerlerse ilerlesinler önleri ve ufuklarının açık olduğunu söyledi.

Teknolojinin genişleyen, çeşitlenen, alt dallara ve onların bölümlere ayrıldığı devasa bir dünya olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayınız, bu dünyada herkese yer var, yeter ki hayal edin, hayalinizi gerçekleştirmek için harekete geçin, çok çalışın ve azminizi asla kaybetmeyin” dedi.

Azmin, emeğin sonunun mutlaka başarıya, zafere çıkacağını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayat denen içi fırsatlarla dolu, ama zemini de taşlı, dikenli, çamurlu, inişli-çıkışlı yolda küçük engellere takılıp kalırsanız hem kendinize yazı ketmiş hem bu ülkeye ve millete haksızlık yapmış olursunuz” uyarısında bulundu.

“TEKNOFEST GİBİ PLATFORMLARLA SİZİN YANINIZDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’nin, hedeflerine ulaşmak için tasarlayan, üreten, geliştiren, somut neticelere ulaşan başarılı gençlere, başarılı insanlara ihtiyacı bulunuyor. Bin yıldır bu toprakları vatanımız kılmak uğrunda canlarını ortaya koyan ecdadımız onca fedakârlığı sizin bugün ve gelecekte göstereceğiniz başarılar için yapmıştır. Her birinizden bu anlayışla eğitiminize, çalışmalarınıza, geleceğinize dört elle sarılmanızı istiyorum. Stantları gezerken ilköğretimdeki yavrularımızı gördüm, birikimlerini gördüm, üniversiteli gençlerimizi gördüm ve ürettikleri hamdolsun füzeleri gördüm ve şu anda menzillerin ötesine, menzillerin menziline ulaşacaklarına inanıyorum, Rabbim yardımcıları olsun. Bütün mesele azmetmek. Bizim gençliğimiz bunları yapar mı? evelallah bizim gençliğimiz bunları yapar ve yapacaktır. Biz kurduğumuz güçlü altyapıyla, verdiğimiz desteklerle, sağladığımız fırsatlarla, TEKNOFEST gibi platformlarla sizin yanınızda olmaya devam edeceğiz. Hiç şüphesiz her şeyin ideal olduğunu da söyleyebilecek durumda da değiliz, ama sizlere destek olmakta kararlıyız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST yarışmalarında dereceye giren gençleri tebrik ettiğini yineleyerek TEKNOFEST’in kurulmasında, bugünlere gelmesinde, icrasında emeği geçen, katkısı olanlara tekrar teşekkür ederek konuşmasını tamamladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından, canlı bağlantıyla 30 ilde dene-yap teknoloji atölyesi açılışı yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bağlantı yapılan illerden Hakkâri ve Edirne’de valilerle görüşerek bilgi aldı. Gençlere başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah aydınlık geleceğimizin adımı olsun” diyerek beraberindekilerle kurdeleyi kesti ve açılışı yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra festival kapsamında düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlere ödüllerini verdi. Öğrenciler de Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “TEKNOFEST 2020” yazılı kilim hediye etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşması öncesinde de festivale katılan bazı öğrencilerle stantların bulunduğu alanı gezdi. Öğrencilerden stantlar ve çalışmalara ilişkin bilgi alan Cumhurbaşkanı Erdoğan, TEKNOFEST yarışmalarında dereceye giren öğrencilerin projelerini inceledi.

Öğrencilerin Türk bayrağı hediye ettiği Cumhurbaşkanı Erdoğan, aralarında “Mavi Vatan” ismi verilen bir projenin de bulunduğu roketleri imzaladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, rahatsızlığı nedeniyle festivale katılamayan bir öğrenciyle de görüntülü konuşarak geçmiş olsun dileklerini iletti.

SON DAKİKA HABERLER